Transfer Notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Transfer Notları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20101201

Elano Blumer Santos'da !

Takımda yaprak dökümü devam ediyor. Misimovic'den sonra Elano'yla da yollar ayrıldı. Gerçi Misimovic için şu an beklemedeyiz ama beklentiler o yönde... Madem takımda revizyona gidiyoruz o zaman şu yerli işine de bir el atın bare. Bu sene şampiyonluk zaten uçtu gitti... Eeee artık yönetime dil uzatmaya da gelmiyor. Adamlar pişkin kardeşim. Ne zaman bir tepki yükselse dalları budamaya başlıyorlar. Bu seferde 2.9 milyon euro'ya Elano'yu elden çıkardılar. Hani şu sene başında 12-13 milyonlardan bahsedilen Elano... Neymiş alacaklarından vazgeçmiş böylece bir kâr da sayılırmışız... Bizim dilimizde tüy bitti valla söylenecek kelime kalmadı... O halde Erkin babadan gelsin bizlere...

Arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah...

Fesuphanallah !



20101114

Wellington Silva Arsenal'de

Zaten bekleniyordu bu. Öyle çok da flaş bir haber değil ama artık kesinleştiğini söylemek mümkün. Hali hazırda şuan Londra'da bulunuyor antrenman için ve kulübe transferi resmileşene kadar, yani Ocak ayına kadar da Londra'da kalmasına karar verildi.

Wellington Silva'nın bu Londra ziyareti üçüncü kez. Kasım ayının hemen başında geldi. Bu tamamen 17 yaşındaki über yeteneğin İngiltere'ye, oradaki şartlar ve yaşam tarzına adaptasyon sürecini hızlandırmak için hazırlanmış üç aşamalı bir programın dahilinde. Hale bakın, Wellington Silva ülkeye alışsın diye Rio'dan çeşitli vakitlerde Londra'ya geliyor ve Ocak ayında gerçekleşecek tranfser sonrasında çok daha çabuk uyum sağlaması amaçlanıyor.

İnsanın salyaları akmıyorsa, o insanda bir problem var demektir.

Şuan resmen Arsenal'in himayesinde Wellington Silva. Normal şartlarda Kasım ayı sonunda dönmesi bekleniyordu ülkesine fakat transfer durumları sebebiyle İngiltere'de kalmasına karar verildi. Şuan Rezerve Takımı'yla üzenli olarak antrenmanlara çıkıyor ve Ocak ayında temelli hale gelene kadar da Londra'da kalıcak.

6 Ocak gününde transferin kalan ücretleri ve kağıt işlerini de tamamlanacak ve Silva resmen Arsenalli olacak, Premier League için de kaydı tamamlanacak. Daha şimdiden "özel yetenek" kategorisinde olduğunu anladığım çalışma izni de halledilmiş durumda. Sadece 6 Ocak'ı beklemek kaldı.

Wellington Silva bir kez daha sanırım Rio'ya dönecek. Ailesine güle güle demek için ve kalan eşyalarını da getirebilmek için kısa süreli bir Rio ziyareti daha olacakmış. Ocak ayından itibaren Wellington Silva bir Gunner olacak ya, isterse Ocak ayına kadar her gün Rio'ya gidip gelsin. Yok lan, jetlag metlag. Yorulur çocuk. Vazgeçtim. Evladım sen git gel topla herşeyini, sonra otur oturduğun yerde beş çayına alışmaya devam et e mi.

20100908

2010-2011 Transferleri || La Liga

Atletico Madrid
Fran Merida, Arsenal - Free
Filipe Luis, Deportivo La Coruna - €11m
Diego Godin, Villarreal - €8m
Mario Suarez, Mallorca - €1.8m
Tiago, Juventus - Loan

Barcelona
David Villa, Valencia - €40m
Adriano, Sevilla - €13.5m
Javier Mascherano, Liverpool - €21m

Athletic Bilbao
Mikel San José, Liverpool - €2.74m
Deportivo La Coruna
Míchel, Valencia - Loan
Jonathan Urretavizcaya, Benfica - Loan
Claudio Morel Rodríguez, Boca Juniors - Free

Espanyol
Sergio Garcia, Real Betis - €1.8m
Aldo Duscher, Sevilla - Free

Getafe
Javier Airzmendi, Real Zaragoza - €2m
Adrian Colunga, Huelva - €2m
Pablo Pintos, Lazio - Undisclosed

Hercules
Nelson Valdez, Borussia Dortmund - €3.8m
Abel Aguilar, Udinese - €1.5m
Piet Velthuizen, Vitesse - €0.5m
Mohamed Sarr, Standard Leige - €0.3m
David Trezeguet, Juventus - Free

Levante
Felipe Caicedo, Manchester City - Loan

Malaga
Eliseu, Lazio - €1m
Rodrigo Galatto, Atletico Paranaense - €1.2m

Mallorca
Felipe Mattioni, Maga Esporte - €1m
Fernando Cavenaghi, Bordeaux - Loan
Edson Ramos, FC Bunyodkor - Free
Joao Victor, FC Bunyodkor - Free

Osasuna
Dejan Lekic, Red Star Belgrade - €2.5m
Nelson, Betis - Loan

Real Madrid
Sergio Canales, Santander - €5m
Angel Di Maria, Benfica - €36m
Pedro Leon, Getafe - €10m
Sami Khedira, Stuttgart - €15m
Ricardo Carvalho, Chelsea - €8m
Mesut Ozil, Werder Bremen - €15m

Real Zaragoza
Sinama Pongolle, Sporting CP - Loan
Matteo Contini, Napoli - €2.1m

Sevilla
Mouhamadou Dabo, St. Etienne - Free
Tiberio Guarente, Atalanta - €5m
Luca Cigarini, Napoli - Loan
Alexis, Valencia - €5m
Martin Caceres, Barcelona - Loan

Valencia
Mehmet Topal, Galatasaray - €5m
Sofiane Feghouli, Grenoble Foot 38 - free
Ricardo Costa, Wolfsburg - free
Roberto Soldado, Getafe - €8m
Alberto Costa, Montpellier HSC - €6.5m
Artiz Aduriz, Mallorca - €4m
Marius Stankevicius, Sampdoria - Loan

Villarreal
Borja Valero, West Brom
Carlos Marchena, Valencia - €2.2m

20100831

Ibra Milan'da: Tecrübeli Samba

Barcelona'da zaten beklentilerin çok altında kalmıştı. Çıktığı ilk maçlardan birini yazarken blog'ta bir hayli de sinirlenmiştim bencilliğine devam ediyor olmasına. Zaten egolarından çok taviz vereceğini zannetmiyordum ama belki sistemin için harmanlanır diye düşünüyordum. Aslında şimdi hakkını da yemeyelim, performansını görece iyi olduğu dönemlerde sisteme ait gözüküyordu.

Fakat tutmadı, Guardiola&Barcelona ikilisine gitmedi Ibrahimovic. Uzun süreler gol atamadı. Bir Zaragoza maçında, Messi farkı yakalayıp maçı garantiledikten sonra resmen Ibrahimovic'e çalışmıştı. Sırf gol atsın, üstündeki şeyi kırsın diye.

Çünkü o maça gelene kadar 8 haftadır gol atamıyordu ligte, en son Xerez maçında sönmüştü gol serisi.

Gerek Pique'yle sezon sonunda çıkan fotoğraf sebepli söylentiler ve medyaya sinirlerine hakim olamayıp "kız arkadışını getir bakalım, o zaman görürüz gay miyim değil miyim" şeklinde bir sataşmada bulunması, formsuzluğu gibi şeyler Barça kariyerini bir hayli yıprattı. Barcelona da son ana kadar takımda kalacağını söylüyordu.

David Villa ve Messi kenar forvetler olacakken Ibra'da ortada yer alacaktı. Aslında çok da kafama yatmamıştı zira bu sefer de orta alanda gelmesi artık kesin olan Mascherano'ya bir de forvetteki yerini Villa'ya devredecek olan Iniesta eklenince deli bir kalabalık oluşacaktı.

Ibrahimovic'in de gidesi gelmişti. Özellikle Pep Guardiola için yaptığı açıklamalar belki de Milan'a transferini hızlandıran süreci getirdi.


"Guardiola'nın benimle bir problemi vardı. Konuşmuyordu benimle, bir yere geldiğinde ben varsam dönüyordu. Bilemiyorum derdi neydi ama konuşmuyordu" gibisinden açıklamaları olmuştu. Guardiola da yorum yapmaktan kaçınsa da ilerleyen dönemde bunlara açıklık getirebileceğini, cevaplarını esirgemeyeceğinin de sinyallerini vermişti.


Neyse işin bu kadar deyim yerindeyse "magazin" kısmı yeterli.

Gelelim Milan'daki yerine. Milan 1998 Dünya Kupası'ndan kalma kadroyla 10 yılı devirdi desek abartmayız. Dida daha yeni bıraktı, Maldini daha yenice bıraktı, Nesta duruyor, Inzaghi kendimi bildim bileli var, Gattuso, Pirlo ve Ambrossini de keza öyle. Seedorf da en diri isimlerden olsa da o da artık kemale erdi. Ve kendini bulan Ronaldinho.

Bu isimlerin hepsi hala daha yüksek tempoyu idare edebilen dahası rakibe kendi temposunu kabul ettirmekte üstün isimler. Böyle bakınca Pato ve Ibra gibi çabuk, görece spektaküler bir forvet ikilisi ile arkalarında Ronaldinho'nun yükselmeye meyilli grafiğini de ekleyince Pirlo'nu maestroluğu ve Seedorf'un aklıyla belki de artık biraz daha düze çıkabilecekler.

Şimdi de Robinho deniyor, hatta sağlık kontrolünden de geçti. Geldi. Deniyor evresi de atlatıldı. Tecrübeli ama bir o kadar samba yapmaya yatkın bir kadro kurdu Milan. Savunmayı gençleştirmeye yönelik transferleri de oldu.

Ama Ibra belki de kadronun en gençlerinden :) MilanLab onu da bir Inzaghi yapacak, 37 yaşına kadar gol atmasını sağlayacaktır kalıcı olursa, güvenim tam :) Şuan için kiralık ancak 4 yıla yayılacak bir ödeme planı ile sezon sonu satın alma opsiyonu var. Barça çok ciddi zarar etti ancak Eto'o'nun kalmayacak olması ve Villa'nın da o sene transferinin mümkün olmaması Ibra'ya çevirmişti kulübü.

Bakalım, Barça'dan yana tek kayıp boylarının iyice kısalması; adeta pigmeleşmeleri. Milan'da ise Ronaldinho, Robinho ve Ibra'nın aynı andaki varlığı egonun ciddi şekilde tavan yapması demek. Eğer bütünlüğü sağlarlarsa iyi işler çıkacaktır kuşkusuz.

Ama yine söylüyorum, Galliani Leonardo tecrübesinden ders almamış. Yine tecrübesiz ve yetersiz bir isimle sezondalar. Bakalım, ilginç olacak.

Ah bir de Serie A'yı bir yurdum kanalı alsa biz de streamden kurtulsak daha da güzel olacak ya neyse.

Emiliano Insua & Zvjezdan Misimovic Galatasaray'da !

# Emiliano Adrián Insúa Zapata

Valla bunu ben söylemiyorum. Herkesin dilinde. He sonra transfer yalan olursa benden bulmayın :) İşin şakası bir yana bu iki oyuncu, dün gece ardarda İstanbul'a iniş yaptı. 31 ağustos 2010 ...

Galatasaray sol bekte yaşanan büyük sıkıntıyı hiç beklenmedik bir isimle kapattı. Açıkcası geçen sene Liverpool'da 44* maça çıkmış bir adamı alabileceğimizi pek düşünmemiştim. Herneyse üzümünü ye, bağını sorma hesabı...

21 yaşındaki Arjantinli sol bek henüz 17 yaşında Boca Juniors'ta A takımda maça bile çıkmadan Liverpool'un yolunu tuttu. Önce kiralık olarak anlaşılan futbolcu, 2008 yılında bonservisiyle birlikte alındı. İlk senesinde fazla forma şansı bulamayan Insua, Premier Rezerve Lig'de takımının şampiyon olmasında büyük rol oynadı. Burdaki performasıyla Rafa'nın gözüne giren Insua, A takıma çıkarıldı. İlk Premier Lig tecrübesini 21 Aralık 2008'de Arsenal maçında yaşadı. Insua, bundan sonraki süreçte gittikçe daha fazla forma şansı buldu. Ayrıca şu zamana kadar 2 defa Arjantin Milli takımı forması giydi.

Bunlar Insua'nın kariyeri falan fişman. Nedir? Ne yapar? Bize yarar mı? Asıl mezvular bunlar sanırım. Kendisinin Galatasaray'a ransferi hem bizim hem de onun için büyük fırsat. Sol bekte yaşadığımız sorunu ortadan kaldırması çok yüksek bir ihtimal. Tam anlamıyla bir bek olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Ne Hakan Balta kadar ağır ne de Caner Erkin gibi açıktan bozma bek değil. Yaptığı isabetli ortalar ve driplingleriyle takıma oldukça faydalı olacaktır. Umarım çok başarılı bir sezon geçirir ve bonservisiyle takıma kazandırılır. Söylentilere göre bu seneyi kiralık olarak bizde geçirecek fakat satın alma opsiyonu bizde olacaktır. 4.2 Milyon Euro civarı bir miktar.

Bu transfer sonrası Hakan Balta'nın stopere çekileceğini düşünüyorum. Zaten hem kendi hem de Rijkaard, onun bek oynamadığını çok net anlamıştır. Etrafta sigara cart curt muhabbeti var da bu adamın başka bir derdi var gibi. Bir an önce kendine gelir umarım... Bir diğer sol bek Çağlar ise sakatlıktan çıktıktan sonra Insua ile forma savaşı verecek.

Haydi hayırlısı...


# Zvjezdan Misimovic

Bizim için asıl önemli olan transfer bana göre Zvjezdan Misimovic'tir. Orta sahanın hucüma yönelik kısmını bu adama bırakın sonra sırtınızı yaslayın keyifle izleyin. O kadar da iddialıyım.

2000 yılında ailesiyle Almanya'ya göçen Misimovic, Bayern Münih alt yapısına transfer oldu. Bölgesel ligde her ne kadar çok başarılı bir oyun sergilese de Bayern Münih'te kendisine yer bulamamıştır. Bunun üzerine 2004 yılında Bochum'a transfer oldu ve 3 sezon bu takımın başarısı için ter döktü. 2007 senesinde ise kontratı biten Misimovic, Nürnberg'e transfer oldu. O sene takım her ne kadar küme düşse de Misimovic oynadığı mükemmel oyunla Felix Magath'ın dikkatini çekmeyi başardı ve 2008 yazında 4.5 milyon euro bonservis ücretiyle Wolfsburg'a transfer oldu. Edin Dzeko ve Grafite'yle birlikte bir tarih yazarak o sene Wolfsburg'u şampiyonluğa taşıdılar. Misimovic, yaptığı 20 asistle kırılması güç bir rekora imza attı. O sezon mükemmel bir oyun sergileyip Bayern Münih'e transfer olan Stuttgartlı Mario Gomez'in önünde "ligin en değerli oyuncusu" ödülünü kazandı.

Eee şimdi önce bu adamın kariyerine bakıyorum, sonra elimizdeki takıma bakıyorum ve bu adamın bizim için biçilmiş kaftan olduğunu görmek için futbol dehası olmaya gerek yok. Frikik kullanır, duran top ustası, golcü özelliği var ve belki de en önemlisi asist özelliği. Zvjezdan Misimovic artık Galatasaray'da ! Kendisinin gelişiyle MustafaBarışAyhan üçlüsünün sabır denemeleri de son bulacaktır. Herşey bir yana bizim elimizde Brezilya Milli takımında oynayan bir Elano var. Elano'nun da verimliliğini arttıracağını düşünüyorum. Arda ve Misimovic'le de oynayamacaksa yapacak birşey yok. Beni koy oraya inan sırıtmaz, o derece :))

Şimdilerde ise Espanyol'un kalecisi Kameni ve Emana/Annan transferleri söz konusu. Resmi sitenin Insua ve Misimovic transferlerini henüz açıklamamış olmasını da buna bağlıyorum.

Herneyse yapılan transferler gayet yerinde fakat bu transferlerin neden UEFA'dan elenmeden, ligde iki mağlubiyet alınmadan yapılmadığının cevabını çok merak ediyorum. İlla yumurtanın kapıya dayanması mı lazımdı? Eee noldu 2012 kriterleri? Ne kadar verdik bu adamlara? Her ne kadar yerinde ve kaliteli transferler olsa da Adnanların Galatasaray'ı ne kadar kötü yönettiği gerçeği bâki.

Hayırlı olması dileğiyle...

Mascherano Nou Camp'ta





Merseyside'tan Nou Camp'a: Mascherano Resmen Barçalı

Nihayet resmîleşti ve Nou Camp'a ayak basarak imzasını attı Javier Mascherano. Yaptığı açıklamalar çok içten ve gerçekçi. Özellikle Roy Hodgson'ın onu bencillikle suçlaması gibi pek çok Mascherano açısından rahatsız edici söylemleri oldu. Mascherano ise imzasından sonra yaptığı açıklamalarda çok güzel şeyler söyledi.

Özellikle Roy Hodgson'ın açıklamaları üzerine verdiği cevaplarda Mascherano'ya hak vermemek imkansıza yakın neredeyse;
Roy Hodgson tüm gerçekleri biliyor. Bu benim için çok mutlu bir an, o yüzden çok fazla birşey söylemek istemiyroum. Ancak ortada çokça yalan var ve zamanı geldiğinde ben de bunlara cevabımı vereceğim.
Geçen sezon da Barcelona'nın hamle yaptığı Mascherano bir sene daha Liverpool'da kalışıyla ilgili de konuştu;
Geçen sezon transferimin gerçekleşmesi söz konusuydu. Fakat beni göndermediler. Ben ve Xabi vardık kadroda ve Xabi için Real Madrid erken davranmış ve benim transferimden önce gerçekleştirmişti. Böyle olunca Liverpool beni bırakmadı.
Rafa Benitez beni ben yapan kişi olabilir ama Inter'e gitmeyi bir an için bile düşünmedim. Barcelona'ya gelmek benim için gerçekleşen bir hayal. Zaten dünyanın en iyi takımı sizi çağırdıktan sonra çok da başka bir şey düşünemiyorsunuz.
Eğer burda her maça çıkacağımı düşünecek olursam aptallık ederim. İyi oynayana saygı göstermemiz lazım. Ayrıca benim pozisyonumda oynayan üç tane dünya şampiyonu var, tüm kupaları kazanmış olan.
Çok çalışmam, görev verildiği anda hazır olmam gerekiyor. Sahada maksimumumu vermeliyim ki burada daha önce oynamış büyük isimleri aratmayayım.
Toure harika bir oyuncu. Buradaki oyunuyla da iz bırakmayı başardı. Ben onun yerini almaya gelmedim ama sahaya çıktığımda da elimden gelenin en iyisi yapacağım. Ben Toure gibi değilim, daha farklı şeyler verebilirim. Toure'den daha iyi yada daha kötü anlamında değil; sadece daha farklı şeyler.
Arjantin, Liverpool ve River Plate'te farklı mevkiilerde oynadım. Sadece bir defansif ortasaha değilim; pek çok pozisyonda performans gösterebilirim. Teknik Direktör de ihtiyaç anında o bölgeye uygun olduğumu düşünürse ben her zaman en iyimi vermek için orada olurum.
İşte böyle açıklamalar geldi Mascherano'dan. Hem mutluluğu ortada hem çok içten ve bir o kadar profesyonel. Barcelona şimdiden Xavi sonrası ortasahayı kurmaya başladı. Bu sene Mascherano, seneye Fabregas. Aman allahım.

20100818

Mesut Real Madrid'te

Ve sonunda beklenen oldu; Mesut'un transferi gerçekleşti. Werder Bremen'deki kontratının son senesiydi ve Bremen'in de böyle bir yeteneği ücretsiz göndermek gibi bir lüksü de yoktu.
Açıkçası Mesut açısından biraz çekincelerim yok değildi Real Madrid transferi söz konusuyken.
Barcelona'da daha sağlam bir gelece kuracağına inanıyordum.

Sonuçta Xavi artık 25'lik bir oyuncu değil. Evet hala 19luk çıtır gibi oynuyor olabilir ama artık o da bir yere kadar. Barcelona'nın temelli sistemi içerisinde başlangıçta Iniesta ve Xavi'yle zamanları paylaşıp bir iki sene içerisinde Barcelona'nın yeni Xavi'si olabilecek potansiyele fazlasıyla sahip Mesut ve bunu da zaten çok kereler gösterdi.

Ama şimdi Real Madrid'te olduğuna göre biraz da Real Madrid cephesinden bakmak lazım. Her ne kadar Real'i sevmesem de artık bir Mourinho gerçeği var Madrid'te. Ve Mesut'un Mourinho'nun elinde nasıl gelişeceğini izlemek inanılmaz keyifli olacak.

Ayrıca Kaka'nın da sakatlığını ve geçen sezonki kötü performansını göz önünde bulunduracak olursak büyük ihtimalle Barcelona'da ilk etapta bulacağı süreden fazlasını alacaktır Real Madrid'te. Dediğim gibi Mourinho faktörünü göz ardı etmek zaten imkansız. Bakalım neler yapacak Mesut, oyununu ne şekilde geliştirecek, Mourinho'yla nasıl bir birlik içerisinde olacak.

Yolun açık olsun Mesut.

20100114

Bir Sene Sonra Gelen Transfer: Lucas Neill

Galatasaray'a pek çok açıdan o kadar yakın ki Lucas Neill, herşeyiyle olumlu bir transfer. Neeskens Hiddink'le çalışırken bir dönem Neill'ı da çalıştırmıştı Avustralya'yla. Hatta 2006 Dünya Kupası'nda Totti'nin son dakikada attığı penaltıyla çeyrek finalden olan Avustralya kadrosunun en sağlam isimlerinin başında geliyordu. Daha sonra Hiddink Rusya'ya geçip de Neeskens'i de yanına davet ettiğinde Neeskens Rijkaard'ı tercih edecekti. Ve gittiğinde Rijkaard'a Lucas Neill'le ilgili bir rapor sunacaktı;

Lucas Neill üst düzey kulüplerin tamamında forma giyebilecek bir oyuncudur. Dünya Kupası'ndaki performansıyla da bunu göstermiştir. Blackburn Rovers'la geçirdiği yıllarda mücadelesini istikrarlı bir şekilde sürdürdü ve üst düzey bir oyuncu olduğunu gösterdi. Barcelona'da rahatlıkla yer alabilir.

Harry Kewell'la uzun yıllar milli takımda beraber oynamalarının yanı sıra 10 yıllık da bir Premier League tecrübesi mevcut. Ayrıca yabancı bir ülkenin takımında kaptanlığa yükselebilme başarısına sahip ve bu takım bir EPL takımı. Milwall'la başladı kariyerine, oradan da Blackburn'e geçti. Burası Neill'ın altın yıllarını yaşadığı kulüp oldu. İki kere lig altıncılığına ulaştılar.

Kewell ve Cahill gibi akranlarıyla, Avustralya'nın altın jenerasyonuyla, çok daha yüksek kulüplere gidebilirdi Lucas Neill; Totti o penaltıyı atmasaydı ve Aussie'ler çeyrek finale kalabilseydi. Gerçi bildiğim kadarıyla Liverpool almaya çalışmıştı ama Blackburn'ü ikna edecek bir teklif sunmadılar.

Beklenmedik bir şekilde West Ham'a geçti. Liverpool'dan daha fazla maaş teklif etmişti West Ham. Aslında çok da beklenmedik değildi; transfer döneminde West Ham'ı tercih etmesi üzerine sorulan sorulara Lucas Neill şöyle cevap verecekti;

"İşler sadece parayla ilgili değil. Liverpool benimle ilgilendiği dönemde yalnızca kulübümle iletişime geçti. West Ham kulübünün bana olan ilgisi daha fazlaydı, içtendi. İlgilendikleri dönem içerisinde sadece kulübümle değil, bizzat benimle iletişime geçtiler ve hergün kapımdaydılar. Liverpool'u seçmediğim için çok farklı tepkiler aldım. Zor bir karar olduğunu inkâr etmeyeceğim ama aldığım kararın doğru olduğunu biliyorum."

Sadece liderlik özelliğiyle değil, takım arkadaşlarıyla kurabildiği iyi ve yakın ilişkiyle de ön plana çıkıyor. Ayrıca kronik problemimiz olan defanstan top çıkaramama ve açık alanda adam kaçırma problemlerine ciddi şekilde çözüm olacaktır.

Servet, liderlik dürtüleri üst düzey bir oyuncu. Dolayısıyla tüm topları kendisi çıkarmak istiyor. Hakan Balta'da liderlik eksik kaldığından bu insiyatifi almıyor, alamıyor Servet'ten. Fakat Neill'ın gelişiyle bu durum tamamen değişecek. Bir yabancı oyuncu olarak gittiği her takımda kaptanlığa yükselmiş, Ada futbolunu artık ezberine işlemiş bir oyuncu. Dolayısıyla hangi pozisyonda nereye top vereceğini, rakip takımın oyuncularının ne zaman nereye koşacağını çok daha rahat bir şekilde sezecektir.

Ayrıca sadece bu da değil; 32 yaşıyla elinde tuttuğu tecrübe ve Avustralya'dan getirdiği kültür ve donanımla takımın tamamına çok büyük katkısı olacaktır. Sadece şu iki ismin ondan alabileceği potansiyeli düşününce bile bir Galatasaraylı olarak heyecanlanıyorum; Semih Kaya ve Emre Güngör.

Lucas Neill belki karşıdan bakıldığında "sadakât"i olmayan biri gibi gözükebilir. Ancak transferlerin iç dünyasına baktığımızda Lucas Neill'ın sadık olmaktan çok sadakâti aradığını söyleyebiliriz. Sadece Liverpool/West Ham arasında yaptığı tercih ve bunun açıklaması bile bunu görmemize yeter.

İşte böyle, biraz geç oldu yazı ama birkaç gündür tatilin keyfini çıkarmaktaydım. Ben açıkçası çok çok mutluyum bu transferden. İngiltere Ligi benim için Serie A, La Liga, Ligue 1 ve Bundesliga'dan falan sonra gelir. Öyle Ada Ada Ada gibi bir aşırı hayranlığım yoktur, çoğu zaman da soğuk gelir. Ancak yine de bir futbol memleketi, futbolun kâbelerinden birisi. O yüzden elimden geldiğince yakından takip ederim. Ve şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki EPL'yi sadece Chelsea, Manchesteri Arsenal ve Liverpool üzerinden takip edenler tarafından underrated olarak görülecektir Neill.

Ama sahada görüşürüz diyip bitirmek istiyorum :)

20100109

Bundesliga'da Gerçekleşen Transferler

Srdjan Baljak: Mainz -> MSV Duisburg

Cristian Molinaro: Juventus -> VfB Stuttgart (Kira)

Peer Kluge: Nürnberg -> Schalke 04

Andreas Ottl: Bayern Münich -> Nürnberg (Kira)

Alex Baumjohann: Bayern Münich -> Schalke 04

Breno: Bayern Münich -> Nürnberg (Kira)

Ramazan Özcan: Hoffenheim -> Besiktas (Kira)

Luca Toni: Bayern Münich -> Roma (Kira)

Jared Jeffrey: Bruges -> Mainz

Ludovic Magnin: VfB Stuttgart -> FC Zurich (Kira)

Sukuta-Pasu: Bayer Leverkusen -> FC St. Pauli (Kira)


Belki ilerleyen günlerde yakından takip ettiğimi söyleyebileceğim birkaç ligdeki önemli transferlere biraz göz atar, incelemeler yazarım kısa kısa. Ama söz değil.

20090910

Motta/Tiago Söylentisi

Yaz boyunca sağ back alınmadı diye böyle bi olaya girişilicekmiş Ocak'ta. O kadar saçma ve o kadar yanlış ki, nerden başlasam saymaya bilmiyorum. Aslında resimden de anlaşılıyordur sebep, Haber Motta ve Tiago'yla ilgili ama resim Thiago Motta'nın. Eğer Motta'yla Tiago aynı ligde olursa Thiago Motta adını değiştirse iyi eder.

20090903

Ya Bitmeseydi?

Aslında bi yandan da seviniyorum şu transfer döneminin kapanmış olmasına. Çünkü Perez €250m harcayınca kafamda ciddi sorular belirmeye başlamıştı. En can alıcısı da başlıkta yazılı. Ya bitmeseydi? İşte bikaç teorim.

Eylül'ün ilk haftası itibariyle Cristiano Ronaldo'nun 15 gole ulaşamamasından duyduğu hayal kırıklığıyla Florentino Perez, Ferguson'a 2008 model Ronaldo için €30m daha teklif edebilirdi. Ferguson bunun imkansız olduğunu açıkladığındaysa Perez €120m daha vererek Sir'den bi zaman makinası yapmasını isterdi. Ferguson da Walter Bishop'ı yanına alarak işe koyulurdu.

Eylül'ün sonunda takımın defansı için endişelenen Perez, Wigan'a Titus Bramble için €41m teklif ederdi. Wigan yönetimi mırın kırın edicekti muhtemelen. Perez ise gülüp sadece şaka yaptığını söylerdi, teklif €45m

Açlığını doyuramayan Perez, McDonald's'a Big Mac için €17m teklif eder ama Mc onlara Big Mac'in sadece €2.95 olduğunu söyler. Ancak Perez üzerinde €5m'dan az taşımadığını açıklar. Sonunda 1.600.542 (bölmedim valla, sallıyorum sayıyı) tane Big Mac alır ve Gago'yu hepsini yemek için yanına çağırır.

Bayern Münich Ribery'yle arasını düzeltemeyip kötü oyuna devam ederse Perez dünya rekoru kırarak sonsuz milyon euro teklif eder. Münihliler ise sırf inat olsun diye reddeder.

Kasım ayı geldiğinde Alex Ferguson zaman makinasını düzgün çalıştıramaz ve Real Madrid'e bi transfer paketi önerir, 1968 model George Best ve 1995 model Eric Cantona. 

Perez harcayamadığı eurolarını yakar. Big Mac yemekten bıkan Gago'ysa bi kısmını atmaya kalkar ama Perez yakalar ve "Afrika bir sürü aç insan var 1.600.542 tane Big Mac yiyemeyen" der.

İstediği hiçbi oyuncuyu alamayan Perez, Batman'i alır. Ama sonradan anlar ki Batman aslında Christian Bale adında bağırıp duran bi aktörden başkası değildir.

Gittikçe sıkılmaya başlayan Başkan Perez, transferlere milyonlar harcamaktan vazgeçer ve yaptığı bir basın açıklamasında Cristiano Ronaldo'nun velayetini aldığını açıklar.

-------------

Gece gece zırvaladım işte..
Biraz oyun oynamalıyım sanırım :)

20090902

Bendtner ve Denilson Kontrat Uzattı

Gençlerin üzerine düşen Arsene Wenger, Arsenal'in geleceğini büyük ölçüde garantiye almış olabilir. Çünkü takımın iki genç yeteneği, Denilson ve Nicklas Bendtner, takımlarıyla kontrat uzattılar.

Ashley Cole'le Devam

Ashley Cole Chelsea'yle olan kontratının 4 yıl daha uzattı. John Terry'nin 5 yıllık kontratından sonra şimdi de Cole 4 yıllık kontratıyla Chelsea'de devam etme kararı aldı. 

Babel Dönmek İstiyor

E haklı n'apsın. 2010 yaklaşıyor. Liverpool'da kalmaya devam ederse Portakallar'ın 2010 kadrosuna çağırlmaya yeticek kadar boy gösteremicek yeşil sahalarda. Rafa Benitez Liverpool'un başındayken 2007'de getirtmişti onu ve sadece bir sezon boyunca doğru düzgün faydalanıldı. Tüm bunları ve yaklaşan Dünya Kupası'nı da düşünürsek hiç de haksız sayılmaz Babel. Ocak ayındaki transfer döneminde Ajax'a kiralık gitmek istediğini söylemiş. Zamanında aldığı sözlerin pek çoğu olmayan Babel, Liverpool'u da ikna etmiş görünüyor. Yaz boyunca kiralanmasına yanaşmayan yönetim, ikinci transfer döneminde bu ihtimali düşünecekmiş. Yolu açık olsun, ne diyelim. Oynamayı hak ediyor.

Son Dakika Transferleri 09/10

Yaz sezonunun son günündeki hareketlilikler oldukça fazlaydı. Tam liste şöyle;

Turkcell Süper Lig;
*Kemal Aslan: Bursaspor -> Çaykur Rizespor
*Ufuk Ceylan: Manisaspor -> Galatasaray
*Orkun Uşak: Galatasaray -> Manisaspor
*Mehmet Güven: Galatasaray -> Manisaspor
*Yaser Yıldız: Galatasaray -> Manisaspor
*Alparslan Erdem: Galatasaray -> Kayserispor
*Necati Ateş: Galatasaray -> Antalyaspor
*Hürriyet Gücer: Ankaraspor -> Ankaragücü (Kira)
*Fredrik Risp: Ankaraspor -> Ankaragücü (Kira)
*Hanifi Yoldaş: Ankaraspor -> Ankaragücü (Kira)
*Mehmet Çakır: Ankaraspor -> Ankaragücü (Kira)
*Azar Karadaş: Brann -> Kasımpaşaspor
*Ergün Teber: Kocaelispor -> Kasımpaşaspor
*Yasir Elmacı: Diyarbakırspor -> Kasımpaşaspor
*Murat Erdoğan: Sivasspor -> Kasımpaşaspor
*Koray Avcı: Gençlerbirliği -> Kasımpaşaspor

Bundesliga;
*Marko Pantelic: Hertha Berlin -> Ajax
*Wellington: Hoffenheim -> Twente (Kira)

La Liga;
*Paulo Pezzolano: de Montevideo -> Mallorca (Kira)
*Julio Alvarez: Almeria -> Mallorca (Kira)
*Borja Valero: West Brom -> Mallorca (Kira)
*Santamaria: Las Palmas -> Malaga (Kira)
*Miguel Torres: Real Madrid -> Getafe
*Ogbeche: Valladolid -> Cadiz
*Alex Quillo: Atletico Madrid -> Almeria
*Sidi Keita: Lens -> Xerez (Kira)
*Ariel Orellana: Udinese -> Xerez (Kira)

Ligue 1;
*Fabio Grosso: Lyon -> Juventus
*Jerome Rothen: Paris St. Germain -> Rangers (Kira)
*Sidi Keita: Lens-> Xerez (Kira)

Premier League;
*Niko Kranjcar: Portsmouth -> Tottenham
*Tal Ben-Haim: Manchester City -> Portsmouth
*Ricardo Rocha: Tottenham -> Standard Liege
*David Nugent: Portsmouth -> Burnley (Kira)
*Ibrahima Sonko: Stoke City -> Hull City (Kira)
*Danny Collins: Sunderland -> Stoke City

Seria A;
*Fabio Grosso: Lyon -> Juventus
*Kerlon: Inter -> Ajax (Kira)
*Ariel Orellana: Udinese -> Xerez (Kira)

20090830

Chygrynskiy Barcelona'da

Süper Kupa maçı Chygrynskiy'nin Shakthar formasıyla çıktığı son maçtı. Ukraynalı defans oyuncusunu Guardiola epeydir istiyordu ve dün nihayet Barça'ya vardı Chygrynskiy. Yaya Toure ve Keita'nın milli maçları yüzünden takımdan ayrı kalıcaklar. Bu dönemde de Guardiola'nın tercihi Chygrynskiy'den yana oldu.

Barça'nın Fabregas Sevdası

Her ne kadar Laporta Fabregas'ın peşini bırakmamaya çalışsa da, bütün yaz boyunca ha gitti ha gidecek dense de Cesc Emirates'te kaldı. Hem kendisi hem de Arsenal bu durumdan oldukça memnun gözüküyor. Ama bu durum sadece askıya alınmış gibi geliyor. Laporta'nın yoğun Katalan anlayışı bile Fabregas'ın bi gün altyapısından çıktığı kulübe döneceğinin belirtisi bana göre. Fakat Laporta bu konuda temkinli, Arsene Wenger'in de huyuna gidiyor. En azından önümüzdeki yaza kadar bu dava ertelenmiş gibi. Henüz 22 yaşında zaten, hele bi 25'ine gelsin de Barça onu ellere yâr etmez.

20090828

Ve Robben Münih'te

Transfer nihayet gerçekleşti ve Bayern Münich Robben'le dört yıllık anlaşmaya imza attı. Hem Madrid rahatladı hem de Münih. Kadroyu biraz daha rahatlatan Real Madrid yıldızlarını küstürmek zorunda kalmayacak. Münih'te de van Gaal kötü gidişe son vermesine büyük yardımı dokunacak bir transfere kavuşmuş oldu. Şimdi A Grubu daha da tatlandı Bayern için. Belki tek bir oyuncu bunu söylemek için yetersiz ama Juventus'la gireceği liderlik mücadelesinde büyük bir adım atmış oldu Almanlar. Lezzetli maçlar izleyeceğiz. Roy Makaay'dan beri kimsenin giymediği 10 numaralı forma Hollandalı'da olacak. İlk maçına da Allianz Arena'daki Wolfsburg maçında çıkacak. Real Madrid'te güzel bir sezon öncesi hazırlık dönemi geçirdiğini söylemiş Robben, yani tam anlamıyla hazır hissediyormuş kendini. Bayern'e geldiği için de ayrı bi mutluymuş.

20090827

Tuncay Stoke City'ye

Stoke City, Robert Huth ve Tuncay'ın bonservisi konusunda Middlesbrough'la anlaştı. İki oyuncu için yaklaşık €12m ödeneceği söyleniyor. Gareth Southgate oyuncularıyla görüşmeye devam etse de para konusunda anlaşılmış. Tuncay'ın takımdan ayrılmasının ardından Gareth Southgate yeni bir forvet arayışına girmek zorunda kaldıklarını da belirmiş ayrıca resmi sitede. Eh hadi hayırlısı.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails