20110107
Son 10 Yılın En İyisi: Arsene Wenger
IFFHS tarafından yapılan değerlendirmede Arsene Wenger son 10 yıllık dönemin en iyi teknik direktörü seçildi. Zaten başka da ihtimal ben düşünemiyorum açıkçası. Tarafsızlık falan yapamicam gayet de taraflıyım; Arsene Wenger is the best.
Bu arada tahmin edilebileceği üzere ilk 10'daki en genç isim Jose Mourinho ve Capello'nun önünde kendine yer buldu ki her ne kadar futbolseverler arasındaki "sevilme" durumu akla kara kadar zıt olsa da Porto'yla başladığı kariyerinde yaptıklarını göz ardı etmek yada azımsamak hiçbir şekilde mümkün değil.
Felipe Scolari ile Marcelo Bielsa 7.liği paylaşırken Hiddink de Capello'nun ardından 5. sırada yer buldu. Rijkaard ise sadece 8 puanla ilk 10'un dışında kaldı. Guardiola ise 29 puanla 28. sırada kaldı. Şimdi buradan Rijkaard'a uzanan çıkarımlar yapmak isterdim ama yapmicam. Zira bu aralar hiçbir şekilde futbol yazasım yok.
1. Arsène Wenger (FRA) 156 points
2. Alex Ferguson (ESC) 148
3. Jose Mourinho (POR) 135
4. Fabio Capello (ITA) 120
5. Guus Hiddink (NED) 112
6. Carlo Ancelotti (ITA) 108
7. Luiz Felipe Scolari (BRA) 101
7. Marcelo Bielsa (ARG) 101
9. Rafael Benitez (ESP) 97
10. Marcello Lippi (ITA) 88
11. Vicente del Bosque (ESP) 85
12. Frank Rijkaard (NED) 80
...
17. Carlos Dunga (BRA) 62
20. Carlos Bianchi (ARG) 53
28. Josep Guardiola (ESP) 29
20101114
Wellington Silva Arsenal'de
Wellington Silva'nın bu Londra ziyareti üçüncü kez. Kasım ayının hemen başında geldi. Bu tamamen 17 yaşındaki über yeteneğin İngiltere'ye, oradaki şartlar ve yaşam tarzına adaptasyon sürecini hızlandırmak için hazırlanmış üç aşamalı bir programın dahilinde. Hale bakın, Wellington Silva ülkeye alışsın diye Rio'dan çeşitli vakitlerde Londra'ya geliyor ve Ocak ayında gerçekleşecek tranfser sonrasında çok daha çabuk uyum sağlaması amaçlanıyor.
İnsanın salyaları akmıyorsa, o insanda bir problem var demektir.
Şuan resmen Arsenal'in himayesinde Wellington Silva. Normal şartlarda Kasım ayı sonunda dönmesi bekleniyordu ülkesine fakat transfer durumları sebebiyle İngiltere'de kalmasına karar verildi. Şuan Rezerve Takımı'yla üzenli olarak antrenmanlara çıkıyor ve Ocak ayında temelli hale gelene kadar da Londra'da kalıcak.
6 Ocak gününde transferin kalan ücretleri ve kağıt işlerini de tamamlanacak ve Silva resmen Arsenalli olacak, Premier League için de kaydı tamamlanacak. Daha şimdiden "özel yetenek" kategorisinde olduğunu anladığım çalışma izni de halledilmiş durumda. Sadece 6 Ocak'ı beklemek kaldı.
Wellington Silva bir kez daha sanırım Rio'ya dönecek. Ailesine güle güle demek için ve kalan eşyalarını da getirebilmek için kısa süreli bir Rio ziyareti daha olacakmış. Ocak ayından itibaren Wellington Silva bir Gunner olacak ya, isterse Ocak ayına kadar her gün Rio'ya gidip gelsin. Yok lan, jetlag metlag. Yorulur çocuk. Vazgeçtim. Evladım sen git gel topla herşeyini, sonra otur oturduğun yerde beş çayına alışmaya devam et e mi.
20101113
Bir Tony Pulis Klasiği: Hakemler De Küme Düşsün
Çok acayip bir adam bu Pulis. Stoke City'nin Sunderland'le yaptıkları 2-0'la biten maçta bir penaltıları verilmeyince sigortası attı Tony'nin. Ve hakemlerin maç içerisindeki kararları üzerinden bir puanlama yapılmasını ve lig hesabı sezon sonunda dipteki hakemlerin Championship'e düşürülmesini öneriyor basit olarak.
Aslında bu fikirler ilk olarak Everton maçıyla başlamış olsa gerek. Tuncay'ın golü sayılmamıştı maç 0-0 devam ederken. Sonrasında ise 1-0 kaybetmişlerdi yanılmıyorsam.
Sunderland maçında verilmeyen penaltıyla abimiz doruk noktaya ulaştı ve taştı.
Pulis diyor ki her kulübün bir oy hakkı olsun. Ve her maçtan sonra hakemleri değerlendirsinler. Ona göre sezon sonunda hakemlerin aldıkları puanlarla bir sıralama oluşturulsun diyor. Bundan sonra da dipteki üçlü Championship League'e düşürülürken Championship'in ilk üç hakemi de Premier League'e yükselicek.
Böylece kötü performans sergileyen hakemler ayıklanırken Championship'teki hakemlerden en iyi performansı gösteren üç hakem de Premier League'e yükselme imkanına kavuşacaklar.
Tabii bunları söylerken araya büyük takımları ve hakemlerin onları kayırdığını ima eden sözler sıkıştırmayı da ihmal etmedi. Hakemlerin büyük takımların lehine karar vermek gibi bir niyetle sahaya çıkmadıklarını ama yine de saha içerisinde bu yönde kararlar aldıklarını da ekledi.
Redknapp'le birlikte çalışmışlığı olan Pulis'e de eski hocasından destek gelmiş. Harry Redknapp Pulis'in sunduğu bu fikre "değerlendirmeye değer" demiş.
Bilemedim ne yorum yapsam. En iyisi yorum yapmiyim ben.
20100831
Merseyside'tan Nou Camp'a: Mascherano Resmen Barçalı
Özellikle Roy Hodgson'ın açıklamaları üzerine verdiği cevaplarda Mascherano'ya hak vermemek imkansıza yakın neredeyse;
Roy Hodgson tüm gerçekleri biliyor. Bu benim için çok mutlu bir an, o yüzden çok fazla birşey söylemek istemiyroum. Ancak ortada çokça yalan var ve zamanı geldiğinde ben de bunlara cevabımı vereceğim.Geçen sezon da Barcelona'nın hamle yaptığı Mascherano bir sene daha Liverpool'da kalışıyla ilgili de konuştu;
Geçen sezon transferimin gerçekleşmesi söz konusuydu. Fakat beni göndermediler. Ben ve Xabi vardık kadroda ve Xabi için Real Madrid erken davranmış ve benim transferimden önce gerçekleştirmişti. Böyle olunca Liverpool beni bırakmadı.
Rafa Benitez beni ben yapan kişi olabilir ama Inter'e gitmeyi bir an için bile düşünmedim. Barcelona'ya gelmek benim için gerçekleşen bir hayal. Zaten dünyanın en iyi takımı sizi çağırdıktan sonra çok da başka bir şey düşünemiyorsunuz.
Eğer burda her maça çıkacağımı düşünecek olursam aptallık ederim. İyi oynayana saygı göstermemiz lazım. Ayrıca benim pozisyonumda oynayan üç tane dünya şampiyonu var, tüm kupaları kazanmış olan.
Çok çalışmam, görev verildiği anda hazır olmam gerekiyor. Sahada maksimumumu vermeliyim ki burada daha önce oynamış büyük isimleri aratmayayım.
Toure harika bir oyuncu. Buradaki oyunuyla da iz bırakmayı başardı. Ben onun yerini almaya gelmedim ama sahaya çıktığımda da elimden gelenin en iyisi yapacağım. Ben Toure gibi değilim, daha farklı şeyler verebilirim. Toure'den daha iyi yada daha kötü anlamında değil; sadece daha farklı şeyler.
Arjantin, Liverpool ve River Plate'te farklı mevkiilerde oynadım. Sadece bir defansif ortasaha değilim; pek çok pozisyonda performans gösterebilirim. Teknik Direktör de ihtiyaç anında o bölgeye uygun olduğumu düşünürse ben her zaman en iyimi vermek için orada olurum.İşte böyle açıklamalar geldi Mascherano'dan. Hem mutluluğu ortada hem çok içten ve bir o kadar profesyonel. Barcelona şimdiden Xavi sonrası ortasahayı kurmaya başladı. Bu sene Mascherano, seneye Fabregas. Aman allahım.
20100119
Essien Gene Sakat
2007'de 3-2'lik Birmingham maçı, 2008'de Libya maçında ve son olarak da 2009'daki APOEL karşılaşmasında diz bölgesinden sürekli tekrar eden sakatlıklar geçirmişti. Hatta Afrika Uluslar Kupası'nı da kaçırmıştı 2008'de. Diz bağlarında ciddi esnemeler ve çeşitli yırtıklardı bu sakatlıkların temeli.20100108
Chelsea Dance-Off
Billy Knott bir harika, Ince'le finale kalıyorlar. Aslında Terry'le Lampard'ın gülüştükleri bir versiyonu da var ama onu bulamadım.
20091212
Figueroa Delisi
Stoke - Wigan maçı.. Kelimeler kifayetsiz..
Saygılardan bir demet Figueroa'ya..
20091130
Jimmy Bullard Show
Arsenal 0 - 3 Chelsea
Bu adam Chelsea'nin LeBron'u. Ben bunu bilir, bunu söylerim arkadaş. Maçtan önce zaten benim için de favori Chelsea'ydi. Clichy, van Persie, Bendtner, Gibbs ve Gallas'ın sakatlıkları devam ediyordu. Gerçi Gallas maçta yer aldı ama durumu maç saatinde belli olacaktı. Arsenal hafta boyunca sakatlıklarla boğuşmuştu, Chelsea ise tam tersi bir şekilde Lampard'a tekrar kavuşmuş ve Drogba da formunu yükseltmişti. Chelsea gol yemek bilmez performansını da düşünürsek, Emirates'te bile olsa Arsenal için çok zor bir maç olacaktı. 20091129
Ballon d'Or: On Kişilik Son Liste

Didier Drogba (Cote d'Ivoire/Chelsea)
Samuel Eto'o (Kamerun/FC Barcelona & Inter)
Steven Gerrard (İngiltere/Liverpool)
Zlatan Ibrahimovic (İsveç/Inter & FC Barcelona)
Andres Iniesta (İspanya/FC Barcelona)
Kaka (Brezilya/Milan AC & Real Madrid)
Lionel Messi (Arjantin/FC Barcelona)
Wayne Rooney (İngiltere/Manchester United)
Xavi (İspanya/FC Barcelona)
Manchester City 1 - 1 Hull City
Uzun zamandır bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum bir futbol olayına. Geçtiğimiz sene Hull City, Manchester City'ye 5-1 yenildiğinde Phil Brown öğrencilerini tam olarak yukarıdaki gibi azarlamıştı. Bugün ise 81dk'da Hull City kazandığı penaltıyı gole çevirerek Manchester City'ye yanılmıyorsam üst üste yedinci lig beraberliğini yaşattı. Golü atan Jimmy Bullard ise takım arkadaşlarını tıpkı bir sene önce teknik direktörlerinin yaptığı gibi etrafına topladı ve azarlamaya başladı. Tabi haliyle seyircilerin hali duman, herkes kırıldı. Gerçekten harika bir ensantantaneydi.Hatta kendimi geçen seneki olaya denk gelmiş olduğum için ve bu maçı da sırf City tekrar berabere kalacak mı diye izlediğim inanılmaz şanslı saydım. Ay hakikaten çok eğlenceliydi ya.
Ama Phil Brown olayın başını yakalayamamış, golün sevincini kısa kesip orta sahayı kalabalıklaştıracak bir rotasyon hazırlamaya çalışıyormuş. Sonradan fark etmiş ve yarılmış. Söylediğine göre oyuncularını maçtan sonra tebrik bile edememiş, soyunma odasına gittiğinde hala daha gülüyormuş :)
Daha bakmadım ama küçük bir kamu araştırmasından sonra videolarını da koyacağım. Ne korner bayrağıyla Max Paynecilik, ne ayakkabı temizleme ne de sekiz takla, üç salto, sekiz buçuk burgu. Bu kutlama oyunlara eklenmeli önümüzdeki sene :)

Biraz da maça değinmek istiyorum, çok kısa. Al-Mubarak yazın harcadığı €120m'ya yanıyordur eminim ki. Bir Lescott faciasıyla karşı karşıyalar. Gerçekten yetersiz bir defans hattı var. Stephen Ireland oyunu toplama çalıştıysa da yeterli olamadı. Robinho döndü belki ama yanında kimse olmayınca çabaları yetersiz kaldı. Neredeyse üç ay oldu Manchester City formasını giymeyeli ve o forma üç boyunca kaç kez Nou Camp'a gitti. İlk yarıda oldukça baskın gözüküyordu Manchester City ve Robinho harika bir şut çıkarmıştı. Ancak Hull City de iyi dayandı. Yedikleri gol oldukça talihsizdi, Duke Shaun-Wright'ın şutunu almaya yeltenmişken Hull defansından gelen bir kafa (McShane) Duke'u gafil avladı. Bu zamana kadar çok iyi savunma yapmışlardı. Evet hücum hattında yetersiz kalmışlardı ama City hücumlarını da iyi savuşturmuşlardı. Ne olursa olsun, son gülen Bullard oldu :)
20091123
Defoe'nun Gazabı, Wigan'ın Cebini Yakar
Defoe'nun 5'lediği, sadece 7 dakika içinde hat-trick yaptığı ve lig tarihlerindeki en farklı galibiyeti aldıkları maçtan sonra Dünya Kupası'na ve Lippi'ye göz kırptığını söylemek yanlış olmaz ki zaten de maçtan bu yana söylenenler de bu yönde. Goller iyi de Rooney'ye eşlik edebilecek mi, o biraz tartışılır. Ama bunu şimdi tartışmayacağım.20091112
Carlo Cudici Kaza Yapmış
Kaza bugün gerçekleşmiş. BMW marka motoruyla Walthamstow diye bir yerde bir arabayla çarpışmış saat 10.30'da. Polisler açıklamayı olaydan bikaç saat sonra yapmışlar. Pelvisinde muhtemel bir kırık ve iki bileğinde de ciddi hasar mevcutmuş. Helikopter ambulans da gelmiş olay yerine ama gerek kalmamış kullanılmasına. 20091031
FIFA World Player 2009 Nominees

20090912
Arsenal 2 - 4 Manchester City
Maçı izleme fırsatım oldu ben de kalkmadım karşısından. Özellikle birinci yarı boyunca Arsenal hiç kazanmak istemiyormuş gibi oynuyordu, ki bunu da başardılar. Arsene Wenger'i eleştireceğim pek çok nokta var. Özellikle sahaya sürdüğü ileri üçlü konusunda.20090910
Arshavin Üç Maç Yok

20090905
Dwight Yorke
Bu hafta zor geçiyor benim için. Önce Bruce Bowen, şimdi Dwight Yorke. FIFA 2000'li yılları hatırladım. Crack'ini kendim yaptığım ilk oyundu. Age of Empires II'yle birlikte. Hatırlıyorum o Manchester'ı. Aston Villa'dan gelmiş, güleç suratlı Dwight Yorke ikinci sezonundaydı. Zaten başka bir Altın Dönem'di o yıllar. Staam vardı, Denis Irwin vardı. Ama Yorke ve Cole'dü gol makinaları. Takır takır işliyorlardı. İkisi de 30'un altında lig maçında 20'nin üstünde gol atmıştı. Solskjær de vardı. İşte o Dwight Yorke, astı kramponlarını. Aston Villa'yla başladığı kariyerini, Manchester United yıllarıyla doruğa çıkarmıştı. Şimdiyse Sunderland'de bıraktı. Güle güle Smiling Assasin.
20090902
Bendtner ve Denilson Kontrat Uzattı
Gençlerin üzerine düşen Arsene Wenger, Arsenal'in geleceğini büyük ölçüde garantiye almış olabilir. Çünkü takımın iki genç yeteneği, Denilson ve Nicklas Bendtner, takımlarıyla kontrat uzattılar.
Arsene Wenger Şovunu Yaptı
Geçen Man Utd - Arsenal maçından görüntü. Bazen diyorum ki acaba Rijkaard yada Daum çıksaydı nolurdu memleketimde. Cıbıldak cıbıldak yapış yapış vücutlarla sarıp sarmalanırlardı heralde.




