NBA Trade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NBA Trade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20091220

NBDL Sunar: Anthony Tolliver

NBA Development League'den ufak ufak bahsetmeye başlamıştım. Ve D-League meyvalarını vermeye başladı. Gerçi bu biraz da zorunluluktan ama yine de doğru bir tercih; Anthony Tolliver. Bir dönem Galatasaray'da da forma giymiş, oldukça güçlü, savunma yapmaktan kaçmayan ve aslında verimliliği çok üst düzey olabilen bir oyuncu. Her yere katkı sağlayabilen, her yere giden bir oyuncu. Hani resmen ayağına krampon giydirip sahaya çıkarsanız tam bir box-to-box oyuncu olacak. O kocaman cüssesine rağmen dış şutu var, garda yüksekte screen yaptığında dışarıya da açılıp şut tehditi yaratabiliyor. Çok mücadeleci ve gücüyle de NBA'de sinmeyecektir.

Tek sıkıntısı var diyebiliriz, o da fazla top kaybı yapıyor olması. Aksi gibi de bir uzuna nazaran gayet alçak ve iyi bir dribblingi var. Evet belki sırtı dönükken alçak posttan potaya çok etkili bir şekilde yüklenemeyebilir ama yine de yeterli post-up yeteneği var ve hem içerden hem dışardan oynayabiliyor olması Blazers için çok iyi bir tercih olduğunu gösteriyor. Eh, ne yaptıklarını biliyorlar. Tolliver için söylenebilecek en iyi şey belki de genişletilmiş dört numara olacaktır.

Greg Oden'ın gidişi, Aldrigde'in ribaundsuzluğu ve istikrarsız savunma mücadelesi seviyesini kendince, elinden geldiğince yukarı çekecektir Tolliver kuşkusuz. Ve belki de NBDL'e dönmekle doğru karar verdi. Avrupa'da kalsaydı kaybolması işten bile değildi. Ama o döndü ve NBDL'e para için değil, kendini göstermek için girdi. Chris Hunter'ın ardından bu sezon NBDL'den NBA'e terfî ettirilen ikinci oyuncu. Magic karşısında oynamadı ama muhtemelen bundan sonraki maçta bench'ten gelerek elinden gelen katkıyı yapacaktır. D-League'teki ortalamaları ise şöyleydi; 20.6pts 9.9reb 1.2stl.

Takipçisiyiz efenim.

20090911

Answer The Call: Iverson Memphis'te

Ha oldu, ha olacak dendi ve sonunda oldu. Bir ara uygun bir vaktimde Memphis yapısına Iverson'ın neler katabileceğini, iyi mi kötü mü olduğunu kendimce değerlendireceğim. Şimdilik sadece fotoğraflar.

Basın toplantısı ve imza töreni.






Resmî sitede yayınlanan "pro-shot"lar.





20090909

Iverson Memphis Yolunda

Twitter'a yazmış "Tanrı kariyerime devam etmem için Memphis'i seçti" diye. Tek yıllık, €3.5m'a kontrat atmak için şartları anlaşmışlar. Michael Hesley'le görüşmüş Iverson, sözlü anlaşmaya varmışlar. Bir yıllık kontrata varım demiş AI. OJ Mayo ve Rudy Gay gibi genç ve yetenekli bir Memphis'e katıcağı çok olabilir Iverson'ın. Zaten ilgilenen diğer iki takım, Miami ve Charlotte, önümüzdeki yaz için salary cap boşaltmaya çalıştıklarından Iverson'a olan ilgileri doğrudan suya düşmüştü. Bakalım bakalım neler olucak Memphis cephesinde. Biraz daha iyi bir yerlere gelebilecekler mi. İlk sezondan zor ama Iverson'dan güzel beslenirlerse Memphis'in gelecek yılları için güzel bir deneyim olmuş olur gençler adına. Geçen sezon da kariyerinin en düşük sayı ve süre ortalamasını yapan Iverson da tekrar kendini gösterme şansı bulur.

20090830

Yoksa Memphis mi?

Önce Twitter şimdiyse resmi site. Allen Iverson'ın menajeri Grizzlies'den resmi bir teklif aldıklarını söylemiş. Memphis GM'si bu konuyla ilgili henüz bi açıklama yapmış değil ama Iverson'ın menajeri Leon Rose kontrat sunulduğuna dair haberleri doğrulamış. Iverson da Twitter'da menajerinden haberi aldığını, Memphis şehrini ve takımını çok sevdiğini ve oynamak isteyebileceğini yazmış. Chris Wallace da free agent olduğundan beri Iverson'la ilgilendiklerini doğrulamış. Tabi Twitter'da değil bu, ESPN'e yapmış galiba.

Peki Grizzlies mevcut kadrosu dahilinde ne yapar Iverson'ı? Bi defa takım genel olarak oldukça genç. Sürüklicek, lider olucak bir tecrübeye ihtiyaçları var. Genç oyunculardan oluşan bu kadro içinde salary cap sıkıntısı olmadığından Iverson'a önerecekleri herhangibir teklif onların 2010 Free Agency off-season'daki salary cap'leri minimum ölçüde etkilicektir. Steven Hunter ve Zach Randolph haricindeki tüm kadro taş çatlasın üç yıllık oyunculardan oluşuyor. Guard pozisyonunda da iki yıldan fazla tecrübesi yok kimsenin. Evet fazla guard var kadroda ama yeterli tecrübe olmadığı sürece sağlıklı rotasyon ve doğru kadro derinliği sağlanamaz. Bu yüzden Memphis için biçilmiş kaftan gibi duruyor Iverson.

20090822

Iverson Nereye?


Bu sefer kaynak çok sağlam. Iverson'ın Twitter sayfasından okudum. Miami, New York ve Charlotte ciddi şekilde ilgileniyormuş Iverson'la. Perşembe günüydü sanırım. Sırt sakatlığı ilerleyen yaşını da ardına alarak epey hasar verdi AI'a.

Ama o, Twitter'da dediği gibi, dönmeye hazırlanıyor;
"geri geldiğimde Georgetown'dan yeni çıkmış gibi olacağım"

Free Agent oluşu, sakatlığından kurtulması ve yeni bir takımla anlaşacak olması Iverson'ı ve beni çok heycanlandırıyor. İdolümdür, forma koleksiyonum vardır, plaketi vs'si vs'si. Bu yüzden en az Iverson kadar heyecanlıyım desem abartı olmaz.

Hatta duyduğu mutluluğu şöyle dile getirmiş Twitter'da;
" '96 Draft gecesinden beri hiç bu kadar hevesli olmamıştım. O gece nereye gideceğimi biliyordum, şimdiyse bilmek istiyorum."

Ama şöyle de büyük bi sorun var, Iverson tartışma götürmez bir şekilde en kötü sezonunu geçirdi. Buna rağmen Miami, NY yada Bobcats teklif götürür mü? Adı geçen diğer iki kulüp LA Clippers ve Memphis ise daha uzak gözüküyorlar bence. Hatta Bobcats bile zor, Miami bana daha yakın geliyor.

Adı geçen takımlardan önde geleni kuşkusuz ki Charlotte. Bunun en ve tek büyük sebebi de Larry Brown. Fakat takım kimyasına zarar vericek ölçülerde süre kısıtlamaları getirilmesi gerekecek eğer Iverson gelirse. Ray Felton, Raja Bell ve D.J. Hadi bu rotasyon işi, gerek olursa Larry Brown bi ayar çekecektir mutlaka. Ancak bir diğer problem var, o da para. Evet Larry Brown ve evet Michael Jordan var işin içinde ama Iverson gibi bi oyuncuya da "uygun" bir miktar teklif etmek dalga geçmek gibi olur. Bunu neden mi söylüyorum? Çünkü Denver ve Detroit'ten $21.14 milyonluk kontratlardan alan Iverson +10 yıllık bir tecrübeye sahip ve Bobcats'in bu statüdeki bir oyuncuya (herhangi bir oyuncu değil ama Bobcats'in hali vakti ortada) verebileceği ücret ligin en düşük miktarı olacaktır, yani $1.306 milyon. Bu yüzden Bob Johnson'ın ya başı ya da cebi yanacak.

Bir de Larry Brown'a kulak verelim;
"Geçen sene onun için çok zordu. Gerek sürekli eleştirilen performansı gerekse sakatlıklarıyla cehennem gibi bir yıl geçirdi. Ama benimle bir sorunu yok ve pek çok şey konusunda konuştuk Allen'la. Benimle oynadığı zamanları, en iyisine oynadığı zamanlardı. Tekrardan onun koçu olmak ister miyim? Kesinlikle!"

Peki ya New York cephesi? Starbury, Steve Francis gibi salary cap + çürütme facialarını biliyoruz Knicks'in. Ben Iverson'ın NY'u seçeciğini sanmıyorum zaten. AI'la ilgili bu yarışta da Knicks'in pek ön sıralarda yer alabileceğini de düşünmüyorum. Zaten Knicks'in amacı 2010'a salary cap açmak, bu yüzden Iverson gibi bir oyuncuya verebileceği paranın kontratı ancak bir yılla sınırlı kalabilir. Sonrasında ise roll-on. 2010 harika bir off-season'a gebe. Ah bi bilseniz kimler FA oluyor. Bunu da yazıcam. Çok güzel olucak önümüzdeki yaz.

Pat Riley cephesinde ise işler tamamen ekonomik. Miami Iverson yarışında önde gözükse de takımın lüks vergisi aşmış gitmiş durumda. Eğer Iverson'ı alacak olurlarsa sunacakları teklifle takımın lüks vergisi ikiye katlanacak. Ancak ve ancak Udonis Haslem'in bitmekte olan $7 milyonluk kontratının feshedilmesiyle açılacak boşluk sayesinde Iverson'a senelik $4 milyon teklif edilebilir ki bu da verilebileceğin maksimumu. Çünkü bu sezon her takım (haliyle Miami de dahil) 2010 yılı için cap boşaltmaya çalışıyor. Haslem formülü sayesinde Iverson da kabul ettiği takdirde hem salary cap'ten yenmemiş olur hem de AI kadroya katılmış olur. Olur mu olur.

Eğer söz paraya gelirse en şanslı takım Memphis olacaktır. Cap'in oldukça altındalar ve Bobcats'ten de Miami'den daha yüksek bir para teklif edebilecek durumdalar. Gerçi Miami'nin durumu Pat Riley'nin lüks vergisi ile Haslem'den birini gözden çıkarmasına bağlı ama şu durumda Memphis para konusunda en şanslı taraf. Fakat Iverson'ın kararı en önemlisi.

İşte Twitter'dan yakaladığım birkaç sözü;
"Sessizce kaybolup gideceğimi sanıyorsanız bir kez daha düşünün! Yeni sezona hazırlanıyorum. NY, Miami ve Charlotte'dan da telefon bekliyorum."
"Yeniden şekle giriyorum, koşuyorum, ağırlık çalışması yapıyorum. Hangi takıma gidersem gideyim şampiyonluk yolunda elimden gelen herşeyi yapıcam. Beni kim kaparsa, mutlu olacak."
"Hakkımdaki bazı şüphelerden ve söylentilerden haberdarım. Ama bu lafları çıkartanlar unutmasınlar ki yenilmedim ve sevenlerime sadık kalacağım."

Henüz nerde oynayacağı belli değil ama oynayacak. Yeni sezonda Answer'ı izleyebileceğiz. Buraya da bahsettiğim istatistik widget'ını koyuyorum, bakalım neler yapacak.

20090819

Magic ve Williams Birlikteliği

Jason Williams.. Daha küçücük bi basketbol izleyicisiyken ve aynı oranda küçük bi basketbolcuyken zenciler alemine dalıp çıkardığı şutlarla hayranlığımı kazanmıştı. Hatta hiç unutmam basketposter'den kocaman posteri çıkmıştı, iki elini yumruk yapıp uzatıyordu.Parmaklarında W-H-I-T-E-B-O-Y yazıyordu. Çok kıskanıp kendime uygun bişeyler bulmaya çalışmıştım yumruklarıma bakarak.

Sacremento'nun birinci tur 7. sıra tercihi olan J-Will 1998'de başladı NBA'e. Üç sezonun Kings fomasıyla geçti. Ardında Memphis'le yapılan bir takasla Bibby'yle yer değiştiler ve J-Will'in (o zamanlar Vancouver idi) Vancouver serüveni başladı. Memphis'te ilk senesinde kariyerinin en yüksek sayı ortalamasına ulaştı. Dört yılını geçirdiği Memphis'ten Wade'in yanına Miami'ye gitti. İnişli çıkışlı bir Miami zamanı yaşadı. Takımına beklenen dış şut desteğini yapamadı, biraz istikrarsızdı ama işine geldi mi gene sorumluluk alıyordu. Bu kadar istikrarsız diyip ezdiğimi sanmayın, gittiği her takımla en az iki sezon boyunca play-off'ta oynadı, Memphis tarihinin hala daha en çok asist yapan oyuncusu ve 2006 yılında şampiyon olan Miami'nin önemli bi elemanıydı. Ne kadar dağınık zamanları olsa da kendini kanıtlamış beyazlardan biri.

Ancak gelin görün ki White Boy 10 senelik bir NBA kariyerinin ardından 2008'de emekliliğini açıkladı. Bir sene boyunca kortlardan uzak kaldı ama şimdi yeniden yapılandığını söyleyebileceğimiz Orlando Magic'e imzayı attı. Evet çok şaşırdım, döneceğine ihtimal vermiyordum fakat Nelson'ın sakatlıkları ve Rafer Alston'ın gidişiyle bir numaraya takviye zaten gündemdeydi. Ne diyelim, hayırlı olsun.

Magic GM'si Otis Smith anlaşmanın detaylarını açıklamasa da Jason Williams'ın takıma katılmasından duyduğu memnuniyeti paylaşmaktan geri kalmamış. "Jason kadromuza derinlik katacak ve bench'in lideri olacak. Tecrübesi sayesinde Orlando'yu hedefine giden yolda nasıl taşıyacağını biliyor. Gelişinden dolayı çok memnunuz." diye duygularını ifade etmiş.

Bakalım J-Will bir senelik ayrılığın ardından NBA'e nasıl dönüş yapacak. Jason Williams'in tüm sezonunu widget'ta bi aksilik olmadığı sürece buradan görebilirsiniz.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails