Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20101023

Serie A TV8'de !


Az önceki post'a da koydum ama arada kaynmasını istemem. Zira Almanya ve Fransa'yla birlikte favori liglerimdendir Serie A. Hatta kıymetlimdir, üzerine gül koklamam.

TV8 Fıstık'ı Şişko Nuri'den kurtarmıştır. Basıcam kırbacı diyen Nuri'den almıştır Fıstık'ı.

Sezercik'in eşşeğini kurtarandır TV8.

Fox'a voodoo bebeğiyle iğneyi sokan, bez bebek diyendir. TV8 candır!

Bu hafta iki maçla yayındalar. Büyük ihtimalle geçtiğimiz sene NTVSpor'da izleyemediğimiz saat dilimindeki maçlara ağırlık verecekler, 21.45 civarına. NTVSpor genelde 16.30 maçlarını yayınlıyordu La Liga'yla çakışmasından dolayı. Bu sefer Serie A'yı prime time'ına koydu TV8. Yürü be!

Pazar; 21.45 Inter - Sampdoria
Pazartesi; 21.45 Napoli - Milan

20100921

Başladııııı!!!


Ruh hastası geri döndü nihayet.. Yedinci sezonun birinci bölümü Now What?

20100920

Rıdvan Dilmence Insua & Misimovic

Bir ara duyar gibi olmuştum ama dedim heralde yanlış duydum. Rıdvan Dilmen sanki "Insua Liverpool'da oynamıyordu" dedi gibime gelmişti. Gibime gelmemiş, demiş. Bu iş çok kötüye gidiyor. Hiç iyi değil. Güntekin'i zaten Google gibi kullandığını, dünya futboluyla olan alakasızlığını dahası cahilliğe varan "görgüsüzlüğü"nü biliyorduk ama bu kadar da yapacağına ihtimal vermiyordum.
  • Misimovic Bundesliga'da artık oynayamıyormuş, o yüzden gelmiş.
  • Insua da Liverpool'da zaten forma giymiyormuş.
  • Ha bir de bu ligde 50 tane Cana buluyordu bize, dimi?
Yapma Rıdvan. Bari hiç değilse transfermarkt'a bir bak hele ya. Bu zor bişey değil. Ama en kötüsü bu adam bilmediğinin de farkında değil. Bilmemek değil öğrenmemek ayıp noktasını geçeli çok oldu.

Çok da birşey söylemeye gerek yok aslında.. Transfermarkt'a bakmak yeterli.. Ve bu post'u da Ne Yaptın Yigen Yau? kategorisine, NYYY'a laik görüyorum.....

  1. Emiliano Insua; 44 maça çıktı, 5 asist ve 1 golle oynadı. Sadece 4 maçta 90dk forma giymedi geçen sezon.
  2. Zvjezdan Misimovic: 31'i Bundesliga olmak üzere 49 maça çıktı, 14 gol ve 20 asistle oynadı. Sadece 9 maçta 90dk forma giymedi geçtiğimiz sezon.
  3. Lorik Cana: Marseille'da Ligue 1'de sezon başına ortalama 31 maç, toplamda ise 43.5 maç ortalamayla oynadı. Marseille'daki kariyerinde sadece 23 maçta 90dk oynamadı. Sunderland'te ise 31 EPL maçı ve toplamda 39 maça çıktı. Gittiği gibi kaptan oldu ve yalnızca 6 maçta 90dk forma giymedi.

De hele Rıdvan, Insua mı oynamıyordu? Misimovic mi tempoya ayak uyduramadı? Yada hangi Süper Lig oyuncusu Cana'ya denk?

20100903

2010 US Open || Arthur Ashe'teki Kavga



Magazin programı tadı vermek istemem ama; işte o görüntüler :)

Amerika seyircisinin hiç de hoş olmayan davranışları zaten hep vardı. Gerek tribünlerin çok kalabalık olması gerekse çokça lakayıt izleyici grubunun bulunması ve oyun aralarında böylesi büyük bir kalabalığın bir anda hareketlenmesinden mütevellit oyuncular sıkça bölünüyor. Bu kalabalık durumu gerçi ağırlıklı merkez kortlarda oluyor ama seyircilerin tutumu tüm kortta kendini gösterebiliyor.

Buna diyecek birşey yok, tabii ki istemeyiz ama sonuçta her Grand Slam'in de kendine özgü bir seyirci topluluğu var.

Ama Djokovic - Petzschner maçında yaşanan görüntüler Indiana - Detroit kavgasından farksız bir hal aldı işin sonunda. Çok kötü.. Ama bir yandan da unutulmaz bir andı canlı yayında şahit olunması anlamında.

Steve Nash'in Rüya Takımı

Steve Nash'in futbol hayranlığını bilmeyen yoktur. Kanadalı, kardeşiyle birlikte yazları Tottenham antrenmanlarına çıkar, Henry'den Davids'e kadar pek çok isimle beraber futbol temalı işlere girişir ve hatta Smaç Şampiyonası'na bile sokar bu futbol sevgisini :)

Nash'i bir yerde yakalayan Province muhabirleri Steve Nash'ten en iyi ilk 11'ini öğrenmişler. Biraz zorlanmış gibi zorlanmış ve birilerini kayırmış gibi gözüküyor, ne yapıp edip tam dört tane Hotspur'e yer açmayı başarmış kadroda :) Ne bir sağ bek var ne de kanat oyuncusu, hayırdır Steve? :)

Savunma benim epey zor, hele ki ortada. Ledley bir Spur olarak çok seviyorum. O kadar kötü diz sakatlıkları atlattı ki çok da büyük saygım var bu yüzden. Cannavaro da çok iyi, 2006 Dünya Kupası'ndaki oyunu.. Paolo'ya zaten söyleyecek çok birşey yok, o nasıl bi' kariyer?! Savunmaya üç. Tüm Zamanlar 11'i kuruyorsanız dört savunmacı seçmek mi? Asla, ne büyük kayıp. Maç kazanmak istediğin zaman bundan fazlasına ihtiyacınız olacak :)


Zidane değilse Maradona gelmiş geçmiş en iyi oyuncudur. Aklıma geldikçe bile heyecanlanırım, yaptığı şeyler gözümün önüne gelir. Pele zaten muazzamdı. Ve Ronaldo, Brezilyalı Ronaldo. Sakatlıklar yüzünden onu unutuyoruz. Ama kimse onun gibi yapamadı.


Glenn Hodle benim çocukluk idolümdü. Çok iyi bir oyuncuydu. Sahaya hep hakimdi. Gazza bir dahiydi, deliydi de. Her zaman heyecan vericiydi. Zidane, benim için belki de gelmiş geçmiş en iyisidir. Herşeyi kazandı, her yerde kazandı ve bunu yaparken dövüş sanatları ustası gibiydi. Ve Socrates. Kişiliği ve zekası yeter, inanılmaz bir oyuncuydu.


Çok zor oldu bu iş ya! Kalecim de Clemence!


----------------Ray Clemence

----------King-----Maldini----Cannavaro


Gasciogne---Zidane----Socrates-----Hoddle


---------Pele----Ronaldo----Maradona

20100812

# NONTVSPOR !

Nontvspor , yaptıkları taraflı yayınla bizleri çileden çıkaran Ntvspor'a tepki için oluşturulan oluşumun adıdır. Galatasaray Sözlük yazarları önderliğinde başlatılan bu tepki hareketinin duyulması için hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Galatasaray sahipsiz değildir ve asla olmayacaktır !

İlk zamanlar Ntvspor ,yıllardır Eurosport'tan spor gündemi takip eden bizlere cennet gibi gelmişti. Fakat zamanla anladık ki Ntvspor'un yayıncılık ilkesi , Galatasaray'ı yıpratma ve Fenerbahçe'yi yüceltme üzerine kurulu ... O yüzden Nontvspor !

Her ne kadar yapacakları icraatları önceden kestiremezsek de TRTspor şu an için en büyük ümidimiz. Biz kimseden bizim savunucumuz olsun istemiyoruz . Tek istediğimiz ilkeli ve tarafsız yayın anlayışı !

Nontvspor hareketini internet üzerinden aşağıdaki adreslerden takip edebilirsiniz ;

http://nontvspor.com/
http://nontvspor.blogspot.com/
http://www.facebook.com/group.php?gid=150899248253548

20100114

TFF 2010-2014 Yayın İhalesi: $321m ve Digitürk

Türk Telekom'un yedi kez mola istediği ve beklentilerin çok üzerindeki meblağlara çıkan ihale sonlandı. Yaklaşık 11.30'de başlayan ihale 14.45 civarında bitti. $217m'la açılan ihalede son noktayı Digiturk koydu ve $321m ile yayın haklarını elinde tutmayı başardı.

Açıkçası "en azından D-Smart'ta değil" dedim. Bu yüksek fiyat aslına bakarsanız kulüpler açısından da büyük bir başarıdır. Federasyon eğer buradan sağlanacak geliri doğru bir biçimde dağıtıldığında Türk futbolu açısından oldukça faydalı olacaktır.

Digiturk çıkardı, Digiturk'ün yükseltmeye devam edeceğinden çok şüphem yoktu ancak Türk Telekom'un fiyatı buralara kadar çıkartacağına ihtimal vermiyordum. Bir yerden sonra "acaba..?!" dedim ama belliydi Digiturk'un alacağı..

Elbette bu ihalenin pek çok yansıması olacaktır ama şu bir gerçek ki Digiturk yaşadı. Zaten Digiturk yayın hayatına devam edebilmek için almak zorundaydı bu ihaleyi. Telekom ise farklı alanlara ulaşabilmek, hizmet ağını genişletebilmek için zorladı bu ihaleyi ama olmadı. Zaten Digiturk zorundaydı, çünkü geçen sezonun sonunda D-Smart'ın yayın haklarını alacağı lafları dolanmaya başlayınca ben biliyorum nice Digiturk kullanıcısı yakınımın tepkilerini.

Valla ben dijital yayın platformu olduğu için mutlu olamadım sonuçtan ama umarım uzun vadede futbolumuz adına doğru şekilde kullanılır bu ihalenin sonucunda ve devamında elde edilecek olan yayın gelirleri.

20091210

Neymiş, Kaleciler Boşuna Çıkmazmış!



Daha önceki postta gole dair iki kareye yer vermiştik. Burda da Sinan'ın takımına yaşattığı o muhteşem anın görüntüsü.

Sinan Bolat'tan Hayat Öpücüğü

Gözlerim yaşarıyor, duygulanıyorum. Dün akşamki Standart Liege maçında, A Milli takımımızada düzenli olarak çağırılmaya başlayan Sinan Bolat, 90+6'da kullanılan serbest vuruşta mükemmel yükselerek topu ağlara gönderdi ve böylece takımının UEFA'ya kalmasını sağladı. Kel kafandan öpüyorum Sinan.

'işte o an'

Fenerli Futbolculardan Seks Skandalı

Hollanda basınının önde gelen gazetelerinden Algemeen Dagblad (AD), Fenerbahçe'nin ligde aldığı kötü sonuçların nedeninin seks partileri olduğunu iddia etti.

Gazete, "Fenerbahçe'deki kötü gidişin nedeni seks partileri" başlığı altında verdiği haberde, takımın önemli oyuncularından olan Brezilyalı Fabio Bilica, Vederson ve Santos'un İstanbul'da farklı otellerde 1500 Euro'ya saatlerce süren seks partileri koşuşturması yaptıkları iddiasında bulundu. İngiltere doğumlu Kazım Kazım'ın da bu gruba dahil olduğunu yazan gazete, Bild gazetesinde yayınlanan habere dayanarak ortaya attığı iddiada Kazım Kazım'ın farklı kadınlar ile aynı anda grup seks yaptığı iddiasında bulundu.

GECE RAPORU İSTENDİ
Gazete aynı zamanda bu dört futbolcunun yönetim kurulu odasına çağrılarak gece yaşantıları konusunda kendilerinden bir rapor istendiğini iddia etti.

DAUM ÖZÜR DİLEDİ
Alman Bild gazetesine bir açıklama yapan Daum, “Bu haberler tamamen yalan. Kötü sonuçlar alırsanız, bu tip haberler yaparlar” ifadelerini kullanmıştı.

Konuyla ilgili bir araştırma yaptıklarını belirten Alman teknik adam, “Daha önce yalanladığım haber, doğru çıktı. Seks skandalı haberleri gerçekmiş. Futbolcularımız bize yalan söylemiş. Bu durumdan utanç duyuyorum. Gereken cezalar verilecek” dedi.

Haber linki için http://www.ad.nl/ad/article/search.do?searchValue=fenerbahce&navigationItemId=1&language=nl&layoutType=1col&image.x=0&image.y=0

Birincisi bizim basın bilmiyor da, Hollanda basını nasıl biliyor gerçekten bravo. Her ne kadar Fenerbahçeli olmasam da umarım böyle birşey yapılmamıştır, kelepçe falan...bunlar bizim kültürümüze ters şeyler.

20091207

Haftadan Kareler #4

Steve Nash'in çabası yetmedi Suns'a.
Carlisle'ın düşüncesi.
Tyreke Evans Miami'yi deviremedi, havluyu attı.
LeBron Bucks'a attıkları farktan sonra alabildiğine şımardı.
Lakers yenilmezlik serisini sürdürdü.

NCIS'in Jethro'su Phoenix Maçındaymış

NCIS'deki Gibbs,
nam-ı diğer Jethro,
yani Mark Harmon Phoenix maçındaymış.

20091130

Karim&Kazim: Bayram Kazazedeleri

Kazım geçtiğimiz günlerde "CKR" marka(!) arabasıyla takla atmış ama neyse ki ciddi bir yaralanma olmadan atlatmıştı kazayı. Belki yeni bir şeyler olur diye de yazmadım, maçlardan da unuttum açıkçası. Ama dediğim de çıktı.

AS'deki habere göre Pozuelo'da tesislerden çıktıktan sonra evinin yakınlarında kaza yapmış. Yaklaşık 50km hızla gidiyormuş, bariyerlere ve ağaca toslamış. Kendisinde problem yok ama Audi'ciği ciddi hasar almış. Geçmiş olsun diliyorum :)

Yalnız şaka bir yana bayram boyunca bu trafik kazaları küresel olarak artıyor galiba;
Tiger Woods, Kazım ve şimdi de Benzema.

Neyse ki hiçbirinde önemli bir yaralanma yok. Tiger Woods için de karısı golf sopasıyla vurdu diyorlar :)


Jimmy Bullard Show

İşte Jimmy Bullard'ın Manchester City maçında Phil Brown'a yaptığı gönderme. Olay bir sene önce Manchester City'nin 5-1'lik galibiyetiyle sonuçlanan maçın devre arasına dayanıyor. Devre arasında Phil Brown bütün takımı (görüntünün sonunda da göreceğiniz gibi) antrenörler de dahil olmak üzere etrafına topluyor ve bir güzel döne döne azarlıyor.

İşin garip yanı Bullard o zamanlarda Hull City'de değildi, Fulham forması giyiyordu ama zaten alabildiğine komik bir herif, Soccer AM programındaki bi' halleri aman. Neyse, buyrun o harika gol sevincinin videosu.

20091128

Mundo Deportivo: "Ganara El Barça"

Deportivo Mundo'nun bugünkü manşeti ve bu manşetin kahramanları. Gerçekten çok güzel hazırlanmış, oldukça duygusal ve manidar. Barcelona'nın yedi kuşağı, El Clasico'da yer almış yedi kuşak. 50'li yıllardan, El Clasico'nun doğduğu yıllardan ve o zamanın topuyla beraber Ramallets. 60'ların Barça'sından Olivella, Cruyff'un döneminden Carles Rexach, 80ler'in altyapıdan gelen wunderkidlerinden Francisco José Carrosco, Pep'in takım arkadaşı Barça'nın Bülent Korkmaz büyük kaptan Carles Puyol ve son jenerasyondan Muniesa.

Muniesa hariç herkes bu maçın ne denli büyük bir mücadele olduğunun, El Clasico'da sahada olmanın nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliyor. Muniesa ise sadece işin büyüklüğünden haberdar, o da sahada bulunmanın coşkunluğunu tadacaktır. Tam 110 yıllık bir Barça tarihi bir aradaydı, 50ler'den 2010'a.

O gün orda bu çekime katılan herkes Barça'ya gönülden bağlı ve maçın Barcelona'ya gitmesini istiyorlar ama hepsi de biliyor ki 90dk'nın sonunda her sonuç çıkabilir. Ama Carrasco'dan çok içten bir açıklama gelmiş "Benim zamanımda El Clasico'yu almıştık ama sezon sonunda şampiyon onlardı. Clasico'ya kazanmaktansa sezon sonunda şampiyonluğu almayı tercih ederim"

Ben de bundan yanayım, eğer sezonun sonunda şampiyonluk varsa El Clasico kusur kalsın ama ne de güzel olur geçen seneyi tekrarlasak, Juventus da Galatasaray da berbat hallerdeyken biraz Arsenal mutlu ederken bari İspanya'dan alayım büyük mutluluğu.

Buyrun bu da çekimlerin videosu;

20091031

FIFA World Player 2009 Nominees

Michael Ballack (Germany)
Gianluigi Buffon (Italy)
Iker Casillas (Spain)
Cristiano Ronaldo (Portugal)
Diego (Brazil)
Didier Drogba (Cote d'Ivoire)
Michael Essien (Ghana)
Samuel Eto'o (Cameroon)
Steven Gerrard (England)
Thierry Henry (France)
Zlatan Ibrahimovic (Sweden)
Andrés Iniesta (Spain)
Kaka (Brazil)
Frank Lampard (England)
Luis Fabiano (Brazil)
Lionel Messi (Argentina)
Carles Puyol (Spain)
Franck Ribery (France)
Wayne Rooney (England)
John Terry (England)
Fernando Torres (Spain)
David Villa (Spain)
Xavi (Spain)

Listeye bakınca 6 tane İspanyol görüyoruz. Bunu söylememin sebebi listede sadece bir tane İtalyan olması ve o İtalyan'ın da zaten yıllardır bu listede yer alması. İtalyan futbolunun girdiği kısır döngü onlar adına çok kötü. Tamn aksine İspanyollar ise bir jenerasyon patlaması içinde. Her mevkiden oyuncuları var listede. 6'sı aktif, totalde tam 7 tane de Barcelona forması giymiş oyuncu var.

20091019

Bu Jenerasyon Başka Jenerasyon

Figo, Ronaldo, Denilson, Roberto Carlos, Nistelrooy, Ronaldinho, Joao Pinto, Pauleta, Paulo Sousa, Rivaldo, Edmilson, Gilberto Silva, Rui Costa...

Bunlar sadece reklamdan yola çıkarak saydıklarım.. Ve daha nicesi.. Zidane, Davids, Vieri, Seedorf, Cafu, Desailly, Deschamps, Beirhoff, Batistuta, Crespo, Petit....
Çok uzar bu liste.. Çook..

Kısacası...
..Olé!!!

20091016

Ne Yaptın Yiğen Ya? #1

Bu çocuk daha 15 yaşındaymış ve boyu da 2.24'müş. Afrika falan değil, bide üstüne İspanyol'muş. Ah bi' de yetenekli olursaymış.

Kaynak

20091005

Yatarak Kayarak Müdahale



Eredivisie'de NEC - Utrecht maçı. NEC'li Moestafa El Kabir, tripodun ayağından topu almaya çalışıyor. Tripod ince gözükse de üzerindeki kameranın pek de hafif olmadığı aşikar. Neyse ki El Kabir'in başına bir iş gelmemiş.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails