Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20110208
20101201
Elano Blumer Santos'da !
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Takımda yaprak dökümü devam ediyor. Misimovic'den sonra Elano'yla da yollar ayrıldı. Gerçi Misimovic için şu an beklemedeyiz ama beklentiler o yönde... Madem takımda revizyona gidiyoruz o zaman şu yerli işine de bir el atın bare. Bu sene şampiyonluk zaten uçtu gitti... Eeee artık yönetime dil uzatmaya da gelmiyor. Adamlar pişkin kardeşim. Ne zaman bir tepki yükselse dalları budamaya başlıyorlar. Bu seferde 2.9 milyon euro'ya Elano'yu elden çıkardılar. Hani şu sene başında 12-13 milyonlardan bahsedilen Elano... Neymiş alacaklarından vazgeçmiş böylece bir kâr da sayılırmışız... Bizim dilimizde tüy bitti valla söylenecek kelime kalmadı... O halde Erkin babadan gelsin bizlere... Arkası gelmez dertlerimin bıktım illallah...
Fesuphanallah !
Etiketler:
Galatasaray,
Transfer Notları
20101126
Derbiye 3 kala... Hasan Kabze'yi unutma !
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Before and After
**Zalad gelsin sizi kurtarsın !!!
----yaklaşık 10 saniye sonra----
**Bu maçı satanın anasını s..kym !!
Etiketler:
Galatasaray
20101125
20101124
Ve Taraftar Kazanır...
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Bilet fiyatlarına olan tepki sebebiyle fiyatlar büyük oranda düşürüldü. Eski Açık 80 tl'den 50 tl'ye , Yeni Açık ise 60 tl'den 40 tl'ye indirildi.
Demek ki neymiş : Tepkisiz kalınmayacakmış !
Etiketler:
Arasöz,
Galatasaray
20101122
Sizde hiç mi utanma yok ?
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Takım avrupa'dan elenmiş, ligde 13.hafta sonunda 10.sırada -3 averajla sürünmekte ve açıklanan bilet fiyatları bu şekilde. Kimse bana "ama bu derbi" demesin. Neyin derbisi lan ? Ölmüşüz ağlayanımız yok resmen...Yorum sizlerin...
Etiketler:
Arasöz,
Galatasaray
Spor Toto Süper Lig , 13.Hafta || Kayserispor - Galatasaray
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Süper Lig'de 13.haftayı geride bıraktık. Galatasaray şu an itibariyle, 5 galibiyet-2 beraberlik-6 mağlubiyetle 10.sırada yer alıyor... -3 averajı da unutmamak lazım tabiki.
Genel tablo böyle işte. Haftalardır o kadar tadımız kaçtı ki maç analizi yazamaz oldum. Hani çok kişinin oturup, okuyacağından değil ya neyse... Kendimi bildim bileli futbolla içli dışlı ve Galatasaraylıyım. Bunca yıllık hayatımda ilk defa böylesine kötü bir tabloyla karşı karşıyayım. Ligdeki sıralama zerre umrumda değil. Nasıl olsun ki ? Böyle ruhsuz, böylesine kalitesiz oyuncular bu takımda top koşturuyorken o tabloya bakmak biraz daha geri planda kalıyor. Gerçi bu karşılaşmada biraz da olsa kendine gelmiş gibiydi takım ama neye yarar ?
Ligdeki konumumuz dolayısıyla mutlak galibiyet almamız gereken bir maçtı ve ona uygun olarak da maça baskılı başladık. 10.haftada oynanan Fenerbahçe derbisiyle oldukça benzeşiyordu. Tek fark, Kayserispor'a daha fazla pozisyon vermemizdi.
Orta sahada Ayhan-Sabri-Barış üçlüsü önde basarak rakibin oyununu bozdu ve orta saha kontrolünü elimize geçirmemizi sağladı. Burda özellile sabri'ye değinmek lazım. Mevkiisi olmamasına rağmen inanılmaz derecede savaştı-her zamanki gibi ya neyse- ve bir çok top kapıp, gollük pozisyonlar yarattı. Bunlardan birinde Elano zor olan yerine kolay olanı yapıp topu ağlara gönderse belki de maç çok farklı yerlere gidecekti.
Defansta ise geçen haftadan farklı olarak Hakan Balta ve Ali Turan beklerde yer aldı. Ali Turan beklenenin biraz üstünde performans sergiledi aslında. Bunun sebebi tartışmalı bir şekilde ayrıldığı camiaya karşı oynaması ya da taraftar baskısı olabilir, orası bizi ilgilendirmez. Her ne kadar beklenenin üstünde performans desem de bu onun vasat oynadığı gerçeğini de değiştirmez. Hakan Balta ise bıraktığı yerden devam ediyor. 2008'den sonra yaşadığı düşüş sabit bir hal aldı. Vasat bile oynamıyor artık...
Hakan Balta tercihi, Hagi'nin yanlışlarının en başında geliyor belkide. Bu adam ofansa gitse -etkisiz eleman- geri dönmez, defansta kalsa -etkisiz eleman- ileri çıkmaz bir adam. Kafa 2 yönlü çalışamıyor maalesef. Tek yönlü olarak çalışıp verim alsak ona da razıyım aslında ya neyse... Senin elinde daha 21 yaşında olan bir bek dururken ve Hakan Balta'dan çok daha iyi olduğu ortadayken neden Hakan Balta ? Takımda kiralık oyuncu istemeyen efsanemiz umarım İnsua'yı bu düşüncesi yüzünden kurban etmez. Şu anda alt yapıdan o fizikte, o yetenekle bir adam çıksa tüm Türkiye ayağa kalkardı. Bu adam henüz 21 yaşında lütfen unutmayalım.
İleri uçta oynayan 3'lümüz beklentimiz üstünde bir uyum gösterdi. Özellikle Elano daha fazla sorumluluk almaya başladı. Bu ilerisi için olumlu bir gelişme. Kanat değil de forvet arkası oynadığı zaman bu adamı izlemek daha zevkli oluyor. Ah bir de o güzelim pozisyonu heba etmeseydi...
Pino ve Kewell ise yaptıkları verkaçlarla pozisyon aradılar ve yarattılar. Gene de değişmez bir kaç gerçek var ki o da ; Pino'dan forvet, Kewell'dan 90 dakikalık oyuncu olmaz.
Bu kadar takım içi değerlendirmeden sonra hakeme değinmemek o sahada 3 puan mücadelesi veren futbolcularımıza haksızlık olur. Çok bariz bir şekilde 2 tane net penaltımızı yediği için ayrıca teşekkür ediyorum. Bu takım o sahada 3 puan alamadıysa %51 hakem yüzündendir !
Fuck off! Az kalsın Lucas Neill'i unutuyorduk.Topla ileri çıkışları, takım arkadaşlarını oldukça rahatlattı. Hatta zaman zaman tehlikeli pozisyonlara da soktu. O tam bir lider. Maçtan sonra Galatasaraylı taraftarların olduğu tribüne gelip onları alkışlaması ise tarif edilemez bir andı...
Herneyse durum ortada. Şampiyonluk hayal, 2.cilik ise belkide en büyük hedefimiz. Bundan sonrasında devre arasına kadar min. kayıp tek umudumuz. Haftaya en az bizim kadar ümitsiz vaka olan Beşiktaşla karşılaşıyoruz. Kaybeden lig'den tamamen kopacak, beraberlik halinde ise kolkola dibe inecekler.
Daha güzel günler görmek umuduyla...
Etiketler:
Galatasaray,
Maç Raporu,
Turkcell Süper Lig
20101108
Spor Toto Süper Lig, 11.Hafta || Trabzonspor-Galatasaray
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Trabzonspor: 2 Galatasaray: 0 || Servetçe, pek servetçe...Öncelikle bu başlık yüzünden Nietzche'den özür dilerim ama maçı bundan daha iyi ifade edebilecek bir cümle bulamadım.
Malumunuz Rijkaard dönemi sonrası Galatasaray daha defansif hatta baya bir defansif oyun kurgusuyla sahaya çıkıyor. 4'lü defansın önünde 3 ön libero - demeye bin şahit ister - ile rakibin oyun kurması engellenecek ve bulduğumuz pozisyonları değerlendirerek sonuca gideceğiz. Buraya kadar herşey güzel. Çünkü öyle ya da böyle bu takım bir nebze de olsa defans yapabiliyor fakat topu ileride kullanamadıktan sonra bu yaptığımız defans, klasik bir anadolu takımının istanbul deplasmanında yaptığı defansa dönüşüyor. Rakibin oyununu boz, ileriye hızlı bir adam koy, o adam da kaleyi gördüğü her yerden vursun. Maalesef...
Elimizde her ne kadar Elano ve Misimovic gibi adamlar olsa da bu adamlar bu sistemde ve bu mevcut kadroyla anca bu kadar verim sağlayabilirler. Ya Fener maçı ? o maçta hepimiz biraz da olsa aldandık aslında. Çünkü yıllar sonra dirençli bir takım sahaya çıktı ve herşeye inat oradan puanla ayrıldı. Ama gel gelelim bir Trabzonspor deplasmanında bu taktik beraberlikten ötesine geçemiyor , ee haliyle oynanan futbol kimseyi tatmin etmiyor.
Herşey bir yana elimizde kadro hucümsal yönü kadar defansif olarak da yetersiz. Elimizde her an hata yapabilitesi olan adamlar var. Dün de bunlardan birinin yaptığı gerizekalıca bir hata yüzünden maçı kaybetik. Artık bu tür adamların takımdan yollanması şart. Servet, Mustafa, Barış, Hakan, bunlar Galatasaray'a yakışan adamlar değiller. Yetenek düşmanı, 2 metre yanındaki adama pas atamayan, top auta çıksın diye öküz gibi bedenini adamın önüne koymaya çalışan ki bunu da beceremeyen adamların benim Galatasarayımda yeri yok arkadaş.
Herneyse bunları ne kadar konuşsak boş. Elimizdeki kadro şu an için bu ve hocanın tercihlerine de saygı duymaktan başka çaremiz yok.
Galatasaray, Trabzon karşısına Fenerbahçe maçındaki dizilişi ve oyun anlayışıyla çıktı. Rakibin oynatmamak birinci temel amaçtı. Bu amaca da ulaşıldı aslında. Selçuk ve Colman'a yapılan press sonucu Jaja, Burak ve Umut'a rahat top alma imkanı vermedik. Eee bi zahmet orda oynayan 3 defansif arkadaş bunları da yapabilsin yani...
Herşey Hagi'nin istediği gibi giderken, dk 55'de Cana'nın yerine Barış özbek oyuna girdi ?? Yani olayı pek çözemedim aslında bakarsanız. Oyundan alınana kadar orta sahada adım attırmayan, defansın yaptığı hataları kademeleriyle kapatan bir adam neden oyundan alınırki? Hele ki sahada Mustafa Sarp gibi ne yaptığını bilmeyen, futbol bilgisi olarak sıfır bir adam dururken. Zaten bu dakikadan sonra orta saha üstünlüğü Trabzon'a geçti. En azından daha rahat pas alış verişine imkan sağlamış olduk. Gene de iki takımda çok etkili olamadı ve maç 0-0'a kitlendi. Ta ki kendisine güvenilen ortamda başarılı olan adamımız Servet'in topu taça ya da kornere atmak varken, auta çıkması için adamın önüne kendini atması ve akabinde kaptırıp, mükemmel bir çalım yemesine kadar. Kimseyi günah keçisi ilan etmek istemiyorum ama bu maçı kaybettiysek bunun 1 numaralı sebebi Servet Çetin'dir. İllaki onun yanına 2-3 futbolcu daha ilave edebiliriz.Onları da siz koyarsınız artık.
Trabzonspor 1-0 öne geçtikten sonra Galatasaray oyunu rakip sahaya yıktı. Bunun neticesinden Pino'yla %100 bir fırsatta yakaladı fakat Pino'nun ıska geçmesi sonucu bu gol pozisyonu da sonuçsuz kaldı. Onun haricinde İnsua'nın yaptığı kötü ortanın kaleye yönelmesi sonucu direkten dönen bir topumuz var ve hepi topu bu kadar. Koskoca 90 dakikayı böyle özetleyebiliriz. Servet'in asisti, Pino'nun ıskası ve İnsua'nın direkten dönen topu... Heh bir de son dakika kontradan yenilen 2. gol...
Bu kadar şey yazmışken Mustafa Sarp ve türevlerine değinmeden de edemicem. Neymiş doğuştan Galatasaraylıymış, savaşıyormuş ki yalan, maçtan sonra hırstan formasını yırtmış falan fişman . Bırakıcaksınız bunları arkadaşım. Futbolu bilmeyen adamın benim Galatasarayımda yeri yok. Benim üzüldüğümün yarısı kadar üzülmeyen adamların burada işi yok. İşin özü ; defolun gidin !
Nihayetinde ligin yeni lideri Trabzonspor oldu. Trabzonspor, Oynadıkları futbol ve kadrolarıyla bana kalırsa ligin 1 numaralı şampiyonluk adaıdır. Umarım bundan sonrasında Arda ve Baros'un dönmesiyle beraber daha etkili ve Galatasaray'a yakışan bir futbol izleriz.
Herşey Hagi'nin istediği gibi giderken, dk 55'de Cana'nın yerine Barış özbek oyuna girdi ?? Yani olayı pek çözemedim aslında bakarsanız. Oyundan alınana kadar orta sahada adım attırmayan, defansın yaptığı hataları kademeleriyle kapatan bir adam neden oyundan alınırki? Hele ki sahada Mustafa Sarp gibi ne yaptığını bilmeyen, futbol bilgisi olarak sıfır bir adam dururken. Zaten bu dakikadan sonra orta saha üstünlüğü Trabzon'a geçti. En azından daha rahat pas alış verişine imkan sağlamış olduk. Gene de iki takımda çok etkili olamadı ve maç 0-0'a kitlendi. Ta ki kendisine güvenilen ortamda başarılı olan adamımız Servet'in topu taça ya da kornere atmak varken, auta çıkması için adamın önüne kendini atması ve akabinde kaptırıp, mükemmel bir çalım yemesine kadar. Kimseyi günah keçisi ilan etmek istemiyorum ama bu maçı kaybettiysek bunun 1 numaralı sebebi Servet Çetin'dir. İllaki onun yanına 2-3 futbolcu daha ilave edebiliriz.Onları da siz koyarsınız artık.
Trabzonspor 1-0 öne geçtikten sonra Galatasaray oyunu rakip sahaya yıktı. Bunun neticesinden Pino'yla %100 bir fırsatta yakaladı fakat Pino'nun ıska geçmesi sonucu bu gol pozisyonu da sonuçsuz kaldı. Onun haricinde İnsua'nın yaptığı kötü ortanın kaleye yönelmesi sonucu direkten dönen bir topumuz var ve hepi topu bu kadar. Koskoca 90 dakikayı böyle özetleyebiliriz. Servet'in asisti, Pino'nun ıskası ve İnsua'nın direkten dönen topu... Heh bir de son dakika kontradan yenilen 2. gol...
Bu kadar şey yazmışken Mustafa Sarp ve türevlerine değinmeden de edemicem. Neymiş doğuştan Galatasaraylıymış, savaşıyormuş ki yalan, maçtan sonra hırstan formasını yırtmış falan fişman . Bırakıcaksınız bunları arkadaşım. Futbolu bilmeyen adamın benim Galatasarayımda yeri yok. Benim üzüldüğümün yarısı kadar üzülmeyen adamların burada işi yok. İşin özü ; defolun gidin !
Nihayetinde ligin yeni lideri Trabzonspor oldu. Trabzonspor, Oynadıkları futbol ve kadrolarıyla bana kalırsa ligin 1 numaralı şampiyonluk adaıdır. Umarım bundan sonrasında Arda ve Baros'un dönmesiyle beraber daha etkili ve Galatasaray'a yakışan bir futbol izleriz.
Daha güzel günler görmek umuduyla...
Etiketler:
Galatasaray,
Turkcell Süper Lig
20101021
Frank Rijkaard. Johan Neeskens. 04.06.2009-20.10.2010
Gönderen
Adsız
Boğazımdaki düğüm yeni çözüldü. 20.45'i bekliyorlar, siteden yalanlama gelecek diye bekliyordum. Kabullenmeme durumu. Ondan sonra çöküş başladı. İştah kaçması ve uyku isteği. "Şaka lan şaka, gönderir miyiz. Hemen inandınız" diyecekler diye bekledim.
Geldiler ve gittiler. Birkaç güzel gülüş. Alışık olmadığımız bir efendilik. 7-8 haftalık muhteşem bir oyun. Çok fazla şey var konuşulacak ama bir o kadar az şey var dilimin vardığı. Muhsin Ertuğral da geldi geçti buralardan. Yazmıştım bir ara blog'ta "Bu Ülkeye Fazla Adamlar" gibi bir başlıkla ama şuan hiç bakamicam.
Dedim ya, koca günü boğazımda düğümle geçirdim. Çok değil, daha bir ay önce Nisan'da sözleşmemizi önericez diyenle bugün yolları ayıran aynı adam.
Rijkaard'ın gönderilmesiyle ilgili sesler yükselmeye başladığı gün Aslantepe kombinesiyle ilgili farklı planlara yönelmiştim bile. Taraftarlığı bir kenara bırakmak kolay birşey değil. Ama eğer taraftarı olduğum kulüp böyle sikip atabiliyorsa değerleri, 2008'e kadar ki o karanlık günlerin ardından 4 Haziran 2009 günü tekrar umutlandıran adamı kapı dışarı ediyorsa.. Ben de bir süreliğine koyarım bir kenara.
Maçlara gidecek olsam da forma giyeceğimi, sarı kırmızı taşıyacağımı çok sanmıyorum. Bu pratikte ne kadar kalır bilemem. Her ne kadar blog'a bu aralar uğramasam ve blogdaşımla konuşmamış olsam da blog'tan sarı kırmızıyı kaldırıyorum.
Başka da birşey söylemicem. Bundan birkaç zaman sonra yine ağzımızdan salyalar aka aka izleriz bir takımı. Kulübesinde yine o efendi surat olur. Kafamızı sokucak delik ararız. İtin götüne soktuğunuz Rijkaard'ı ve oynattığı oyunu izlersiniz yine ağzı açık ayran budalası gibi. Sonra Sergen gibi bazı omurgasızlar o başarısını da başarıdan saymazlar. Barcelona'yı saymadıkları gibi.
Rahat bırakın artık Galatasaray'ı. Yeter. Vizyonsuz, geleceksiz adımlar atmayın, umutları boşa çıkartıp insanları bozuk para gibi harcamayın. Döktüğüm yaşa değmezsiniz.
Güle güle Rijkaard. Güle güle Neeskens. Kulübede sizi görebilmek bile şerefti resmen. Sarı-kırmızı'yla görmek. Yapabileceklerinizi görüp sabırla beklemeye her daim hazır olmak. Zaman zaman eleştirsek de her daim inanmak.
Size Derwall gözüyle bakmak çok başkaydı..
En kötü günde bile varlığınızla umutlanmak..
Güzeldi gerçekten. Ama burası sırtlanlar arenası. Özgürlüğe, efendiliğe, sineye çekmeye gelmez. Burda masaya yumruğunu vurmaya kalkışmak da herkesin harcı değildir. Harcı olanları da biliyoruz. Sakinliğe, asil duruşa gelmez.
Asaletin bize yeter diye bağırmak kolay. Asıl olan asilleri orada tutabilmek.
Peşindeyiz her yerde Rijkaard.
Peşindeyiz her yerde Neeskens.
Herşey için, bu kulübün aslında nasıl bir oyuna layık olduğunu kısa süre de olsa gösterdiğiniz ve bir kez daha vizyonsuzluğu ve harcamanın ne kadar kolay olduğunu herkese gösterdiğiniz, duruşunu bozmadığınız için teşekkürler.
Ne yazdığımı da hatırlamıyorum. Ama arkasındayım.
Etiketler:
Arasöz,
Galatasaray
20100928
Spor Toto Süper Lig, 6.hafta || Galatasaray - İstanbul b.b
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Galatasaray: 3 İstanbul b.b: 1 || Kral sahnede !O, bu takım için çok şey ifade ediyor... Onunla beraber futbolumuz daha güzel. Kral, dün gece sahneye çıktı ve üst üste 4. galibiyetimizi almamızda başrol oyuncusu oldu. Galatasaray günden güne futbolunu güzelleştiriyor ve taraftarıyla çok güzel bir bütün oluşturuyor. Son kez sonbaharı yaşayan Ali Sami Yen'de, taraftarlar baharı yaşatıyor mabede... Son zamanlardaki performansımız takdire şayan. ultrAslan eleştirildiği kadar zaman zaman da olsa övgüyü hakediyor.Maçtan önce pankartlarla, tezahüratlarla Alpaslan Dikmen anıldı. Sonrasında ise takıma olabildiğince güzel bir şekilde destek verildi. Tebrikler Galatasaray, tebrikler büyük Galatasaray taraftarı...
Frank Rijkaard, kadroda geçen haftaya göre 2 değişiklik yaptı. Haftalardır orta sahadaki sorunumuzu dile getirip Lorik Cana'nın oynaması gerektiğini söylüyorduk ve sonunda Frank Rijkaard, bu hafta Mustafa Sarp'ın yerine Lorik Cana'ya şans verdi. Bir diğer değişiklik ise Harry Kewell yerine oynayan Aydın Yılmaz'dı. Anlaşılan bu hafta yabancı kontenjanına takılan tek isim Elano değildi.
Maça oldukça hızlı başlayan Galatasaray, ilk 12 dakikada skoru 2-0'a getirdi ve İ.b.b'nin en iyi yaptığı iş olan kontra atak futbolunu oynamasına izin vermedi. Süngüsü düşen İ.b.b, bu dakikadan sonra daha fazla ileriye çıkıp, gol aramaya başladı. Fakat Galatasaray'da futbolcular bu maçı oldukça fazla istiyorlardı ve maçı kolay kolay bırakmayacakları çok açıktı.
Dakikalar 41'i gösterdiğinde ise sahneye bir kez daha Milan Baros çıktı ama ne çıkış... Aydın'ın sol taraftan getirip, ortaladığı topu önce kontrol etti sonra yere düşerken yaptığı harika vuruşla skoru 3-0'a getirdi. Kralsın Baros !
İkinci yarıda topu ayağında tutarak rakibini iyice oyundan düşermeye çalışan Galatasaray, ilk yarıdaki 3-0'lık skorunda verdiği rahatlıkla oyunu rölantiye aldı. Aslında bu yaptığımızın bir anlamı yok. Rakip zaten kontra atak takımı. Eee sen rakibinin bu kozunu elinden almışsın, takım öne çıkmış. Daha ne bekliyorsun ? Atabildiğin kadar atıcaksın abi .Avrupa'da böyle olmuyor işte. Bak Chelsea'ye , bak Arsenal'e... Onlar bilmiyorlar mı 3 tane atıp üstüne yatmayı...
İkinci yarıda topu ayağında tutarak rakibini iyice oyundan düşermeye çalışan Galatasaray, ilk yarıdaki 3-0'lık skorunda verdiği rahatlıkla oyunu rölantiye aldı. Aslında bu yaptığımızın bir anlamı yok. Rakip zaten kontra atak takımı. Eee sen rakibinin bu kozunu elinden almışsın, takım öne çıkmış. Daha ne bekliyorsun ? Atabildiğin kadar atıcaksın abi .Avrupa'da böyle olmuyor işte. Bak Chelsea'ye , bak Arsenal'e... Onlar bilmiyorlar mı 3 tane atıp üstüne yatmayı...Herneyse... Durum böyle olunca ikinci yarıda skor üretemeyen Galatasaray, duran toptan bir gol yedi ve skor 3-1'e geldi. Golü 66.dakikada Herve Tum attı. Bundan sonraki dakikalarda Harry Kewell ve Lucas Neill'la gol arasak da skor değişmedi ve maçı 3-1 kazandık.
Defans'ın gösterdiği performans ise geleceğe daha umutlu bakmamızı sağladı. Sağda Serkan Kurtulu, solda İnsua , ofansa oldukça iyi destek verdiler. Aynı şekilde defansa da yardım gelince daha bir keyifli oldu tabi. Lorik Cana-Ayhan Akman ikilisinin orta sahada beraber görev almaları da defansı rahatlatan bir diğer etkendi.
Yeni transferlerden Lorik Cana ve Misimovic, günden güne takıma alışıyorlar ve daha iyi performans gösteriyorlar. Özellikle Lorik Cana'nın orta sahaya monte edilmesi o bölgeyi çok daha dirençli bir hale getirdi. Misimovic ise Arda'nın gelişinden sonra daha da rahatlayacaktır. Şu an gözlemediğim kadarıyla takım arkadaşlarını tanımaya çalışıyor. Umarım en kısa zamanda takıma alışır ve hepberaber güzel başarılara imza atarız.
Bu maçta canımızı sıkacak tek hadise, Milan Baros'un sakatlanarak oyundan çıkmasıydı. Alınan haberlere göre çok önemli bir sakatlığının olmadığı. Fakat Karabük maçına yetişemeyebilirmiş. Aman Baros'um nolursun bırakma bizi...
Lige kabus gibi başlayan Galatasaray, üst üste 4. galibiyetini alarak yarışta ben de varım dedi. Galatasaray, önümüzdeki hafta Karabükspor deplasmanına gidecek. Umarım saha zemini düzgün olur ve seriyi 5 maça çıkarırız.
Etiketler:
Galatasaray,
Turkcell Süper Lig
Ali Sami Yen'e Veda #13
Gönderen
Galatasaray Yobazı

3 Nisan 2001, Galatasaray : 3 Real Madrid : 2 ... Ali Sami Yen, o gece bir tarihi zafere daha tanıklık etti. Lucescu'nun önderliğindeki Galatasaray, Real Madrid'i 2-0 geriden gelip, 3-2 mağlup etti.
Etiketler:
Galatasaray
20100926
Spor Toto Süper Lig, 6.hafta || Galatasaray - İstanbul b.b
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Bekler bizi kupalar, nice şampiyonluklar ! Haydi bastır şanlı GALATASARAY!
Stadyum: Ali Sami YenTarih / Saat: 26.09.2010 / 19.00
Hakemler: Bülent Yıldırım, Serkan Ok, İsmail Şencan 4. Hakem: İlker Meral.
Hava Durumu: İstanbul’da maç günü havanın açık olması bekleniyor. Sıcaklık en düşük 21, en yüksek ise 29 derece olacak. Nem oranının ise maç gününde yüzde 61 ila 70 arasında seyredeceği tahmin ediliyor.
Yayın: Lig TV
İnternet: www.galatasaray.org
Etiketler:
Galatasaray
Ali Sami Yen'e Veda #12
Gönderen
Galatasaray Yobazı

2007 yılının meşhur 33. haftası... İlk devre Saraçoğlu'nda yapılanların karşılıksız kalmayacağı apaçık ortadaydı. Belki doğru belki yanlış... Aslanı kızdırma !
Etiketler:
Galatasaray
20100925
Ali Sami Yen'e Veda #11
Gönderen
Galatasaray Yobazı
26 Şubat 2009 Galatasaray Bordeaux maçına ait bir görüntü. Henüz 7.saniyede 1-0 geriye düşen aslanlarımız, Sabri Sarıoğlu'nun son dakikada attığı golle 4-3 galip gelmişti...
Etiketler:
Galatasaray
2010-2011 Sezonu || Galatasaray Orta Sahası
Gönderen
Galatasaray Yobazı

Mevcut Galatasaray Orta Saha Oyuncuları
-Defansif Orta Saha-
- Mustafa Sarp
- Ayhan Akman
- Barış Özbek
- Musa Çağıran
- Lorik Cana
-Ofansif Orta Saha-
- Elano Blumer
- Arda Turan
- Harry Kewell
- Juan Pablo Pino
- Zvjezdan Misimovic
- Serdar Özkan
- Aydın Yılmaz
- Emre Çolak
Kadroyu kağıt üzerinde ele aldığımız zaman, ciddi anlamda kaliteli bir kadroya sahibiz. Özellikle ofansif orta sahamızdaki kaliteli oyuncular ve alternatif bolluğu göze çarpıyor. Fakat 5.hafta itibariyle bu kadrodan beklediğimiz verimi alamadık. Bunun en büyük nedenlerinden biri defansif orta saha oyuncularımızın oyunu ileri taşıyamaması. Aslına bakarsanız bir çok sorun var. Herşeyi bu bölgeye yüklememiz de doğru değil.
En çok eleştirilen bölge olan defansif orta saha, oynamaya çalıştığımız 4-3-3 taktiğine tam anlamıyla zıt bir durumda. Sistem gereği oyunun her 2 yönünü de kontrol edebilecek en az 1 oyuncunun bu bölgede bulunması gerekiyor. Fakat sezon öncesi o kadar belirtilmesine rağmen bu bölgeye alınan oyuncular bu özellikleri taşıyan oyuncular olmadı. Bir tek Musa Çağıran bu özelliklere sahip ama o da henüz çok genç olduğundan dolayı kadroda yeterli şansı bulamıyor.
Eee durum böyle olunca istediğimiz oyunu sahaya yansıtamıyoruz. Orta sahadaki bu 2 kişilik kontenjan genel olarak Ayhan Akman&Mustafa Sarp ikilisine ayrılıyor. Ayhan'ın eskisi gibi fizik gücüne sahip olmaması, Mustafa'nın ise koşuyor gözüküp, sürekli toptan kaçması takımı içten içe bitiren en önemli faktör bence. Maçlarda özellikle Mustafa Sarp'ı takip etmenizi öneriyorum. O zaman ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Sezon başında ben de Mustafa'yı savunanlardandım fakat eleştireleri dinledikçe daha fazla takip etmeye başladım ve gerçekleri gördüm.
Gene de bu iki oyuncuya sürekli eleştiri getirilmesine de karşıyım. Çünkü bu adamların kapasitesi bu kadar. İllaki bir suçlu aranıcaksa bu, onları oynatan Frank Rijkaard'dır. Tamam, adam çok kariyerli ve saygı duyulası biri ama izin verin de arada eleştirilsin. Ne zaman biri Rijkaard'a birşey dese hemen üstüne çullanılıyor. Neymiş elindeki kadro buymuş, daha ne yapabilirmiş. Yahu senin elinde Lorik Cana gibi gittiği ilk sezon premier lig'de kaptanlık yapmış bir adam var. Yabancı kontenjanından dolayı oynatılmadığı söyleniyor ama olaya mantıklı bir açıdan baktığımız zaman, ilk 11 yazılırken, Lorik Cana, adı ilk yazılacak oyunculardan biridir. Çünkü senin elindeki mecvut kadro içerisinde o bölgede oynayabilecek en iyi oyuncun bu adam ve senin taktiğin içerisinde bu bölge kilit bir role sahip. Lorik Cana da box 2 box diye tabir ettiğimiz bir oyuncu değil fakat en azından fiziksel olarak ve mental olarak şu an ki orta saha oyuncularından 1 adım önde. Onun haricinde Lorik Cana'ya partner olarak Musa ya da Barış düşünülebilir. Emin olun Ayhan ve Mustafa'dan daha iyi olacaklardır. Özellikle Musa'dan çok ümitliyim. Bu adam ki geçen sezon Bank Asya 1.ligin en değerli oyuncusu. Messi, Bojan gibi yeteneklerin önünü açan Rijkaard, biraz da bunları gör, lüften ! Tutar, tutmaz orası tabiki kesin değil ama kötü oynayacaksak da bu adamlarla oynamayı tercih ederim.
Ofansif orta saha ise kalite/verim açısından çok dengesiz. Elano Blumer gibi Brezilya milli takımının banko oyuncusu bizim takımımızda bir türlü isteneni veremedi. Ya biz onu yanlış yerde oynatıyoruz ya da bir takım problemleri var. Bunlar mutlaka ortaya çıkarılmalı. Böylesi bir değer yedek kulübesinde oturmamalı.
En çok eleştirilen bölge olan defansif orta saha, oynamaya çalıştığımız 4-3-3 taktiğine tam anlamıyla zıt bir durumda. Sistem gereği oyunun her 2 yönünü de kontrol edebilecek en az 1 oyuncunun bu bölgede bulunması gerekiyor. Fakat sezon öncesi o kadar belirtilmesine rağmen bu bölgeye alınan oyuncular bu özellikleri taşıyan oyuncular olmadı. Bir tek Musa Çağıran bu özelliklere sahip ama o da henüz çok genç olduğundan dolayı kadroda yeterli şansı bulamıyor.
Eee durum böyle olunca istediğimiz oyunu sahaya yansıtamıyoruz. Orta sahadaki bu 2 kişilik kontenjan genel olarak Ayhan Akman&Mustafa Sarp ikilisine ayrılıyor. Ayhan'ın eskisi gibi fizik gücüne sahip olmaması, Mustafa'nın ise koşuyor gözüküp, sürekli toptan kaçması takımı içten içe bitiren en önemli faktör bence. Maçlarda özellikle Mustafa Sarp'ı takip etmenizi öneriyorum. O zaman ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Sezon başında ben de Mustafa'yı savunanlardandım fakat eleştireleri dinledikçe daha fazla takip etmeye başladım ve gerçekleri gördüm.
Gene de bu iki oyuncuya sürekli eleştiri getirilmesine de karşıyım. Çünkü bu adamların kapasitesi bu kadar. İllaki bir suçlu aranıcaksa bu, onları oynatan Frank Rijkaard'dır. Tamam, adam çok kariyerli ve saygı duyulası biri ama izin verin de arada eleştirilsin. Ne zaman biri Rijkaard'a birşey dese hemen üstüne çullanılıyor. Neymiş elindeki kadro buymuş, daha ne yapabilirmiş. Yahu senin elinde Lorik Cana gibi gittiği ilk sezon premier lig'de kaptanlık yapmış bir adam var. Yabancı kontenjanından dolayı oynatılmadığı söyleniyor ama olaya mantıklı bir açıdan baktığımız zaman, ilk 11 yazılırken, Lorik Cana, adı ilk yazılacak oyunculardan biridir. Çünkü senin elindeki mecvut kadro içerisinde o bölgede oynayabilecek en iyi oyuncun bu adam ve senin taktiğin içerisinde bu bölge kilit bir role sahip. Lorik Cana da box 2 box diye tabir ettiğimiz bir oyuncu değil fakat en azından fiziksel olarak ve mental olarak şu an ki orta saha oyuncularından 1 adım önde. Onun haricinde Lorik Cana'ya partner olarak Musa ya da Barış düşünülebilir. Emin olun Ayhan ve Mustafa'dan daha iyi olacaklardır. Özellikle Musa'dan çok ümitliyim. Bu adam ki geçen sezon Bank Asya 1.ligin en değerli oyuncusu. Messi, Bojan gibi yeteneklerin önünü açan Rijkaard, biraz da bunları gör, lüften ! Tutar, tutmaz orası tabiki kesin değil ama kötü oynayacaksak da bu adamlarla oynamayı tercih ederim.
Ofansif orta saha ise kalite/verim açısından çok dengesiz. Elano Blumer gibi Brezilya milli takımının banko oyuncusu bizim takımımızda bir türlü isteneni veremedi. Ya biz onu yanlış yerde oynatıyoruz ya da bir takım problemleri var. Bunlar mutlaka ortaya çıkarılmalı. Böylesi bir değer yedek kulübesinde oturmamalı.
Elano gibi Arda Turan'da yeterince faydalanamadığımız oyunculardan. Milli takım performansıyla Galatasaray'da gösterdiği performans arasında dağlar kadar fark var.Bunun nedeni olarak üstündeki baskıyı ve sol tarafta özgürce oynayabilmesini görüyorum. Taraflı medya sağolsun inanılmaz derecede üzerine oynuyor. 23 yaşında Galatasaray'ın kaptanı olmak kolay değil elbet... Burada Arda'nın da suçu yok değil . Bunlara göğüs germeyi bilmesi lazım. Herşey surat asılarak gösterilmezki. Koskoca Galatasaray'ın kaptanı Arda Turan, #66'dan #10'a geçtiğinden beri gülmeyi unuttu. Klasik yıldız oyuncu nazı diyelim , sineye çekelim bare. Burada taraftara düşen en önemli görev, ona her daim destek olmak ve arkasında durmaktır. Galatasaray taraftarı, futbolcusunun sevgilisinden dem vurarak ona tezahürat yapabilecek kadar alçalmamalı.( Anlayana )
Diğer ofansif oyuncularımızdan Pino ve Misimovic ise takıma yeni yeni ısınıyorlar. Pino'nun sakatlıktan yeni çıkması, Misimovic'in ise henüz yeni takıma katılması mazur görülebilecek şeyler. Özellikle Misimovic'in takıma tam anlamıyla adapte olması durumunda neler yapabileciğini çok iyi göreceğiz. Böylesine asistçi bir oyuncuyla oynamak her forvet'in hayalidir heralde.
Diğer ofansif oyuncularımızdan Pino ve Misimovic ise takıma yeni yeni ısınıyorlar. Pino'nun sakatlıktan yeni çıkması, Misimovic'in ise henüz yeni takıma katılması mazur görülebilecek şeyler. Özellikle Misimovic'in takıma tam anlamıyla adapte olması durumunda neler yapabileciğini çok iyi göreceğiz. Böylesine asistçi bir oyuncuyla oynamak her forvet'in hayalidir heralde.
Baros ve Mehmet Batdal ne kadar şanslı oldukları en kısa sürede göreceklerdir bence.
Aydın, Serdar ve Emre Çolak ise şu an için rotasyonda kullanabileceğimiz oyuncu rolündeler. Her daim hazır olmaları ileride ilk 11 oyuncusu olmaları açısında çok önemli. Sonuç olarak bu 3 oyuncu da çok genç. Biraz sabır ve ekstra çalışma onları ileriye mutlaka taşıyacaktır.
Ve Harry Kewell... Onu bilerek en sona sakladım. Böylesine profesyonel ve iş ahlakına sahip bir adam kolay kolay gelmez bu ülkeye. Harry Kewell bizim için çok büyük bir şanstır. Bu gözlerin Hagi'den sonra gördüğü en iyi yabancı oyuncu Harry Kewell'dır. Profesyonelliğinin yanı sıra gerektiği zaman forvet olarak da görev alabilmesi onu takımın jokeri yapıyor. Tek dezavantajı sakatlığı ama bunu da oyunda aldığı sürelerle engelledik gibi. 60 dakikada olsa Harry Kewell bu takımın en önemli parçasıdır. İstersen kulübede ol, istersen sahada... Hep bizimle kal Harry !
Herşeyin daha güzel olması umuduyla...
Aydın, Serdar ve Emre Çolak ise şu an için rotasyonda kullanabileceğimiz oyuncu rolündeler. Her daim hazır olmaları ileride ilk 11 oyuncusu olmaları açısında çok önemli. Sonuç olarak bu 3 oyuncu da çok genç. Biraz sabır ve ekstra çalışma onları ileriye mutlaka taşıyacaktır.
Ve Harry Kewell... Onu bilerek en sona sakladım. Böylesine profesyonel ve iş ahlakına sahip bir adam kolay kolay gelmez bu ülkeye. Harry Kewell bizim için çok büyük bir şanstır. Bu gözlerin Hagi'den sonra gördüğü en iyi yabancı oyuncu Harry Kewell'dır. Profesyonelliğinin yanı sıra gerektiği zaman forvet olarak da görev alabilmesi onu takımın jokeri yapıyor. Tek dezavantajı sakatlığı ama bunu da oyunda aldığı sürelerle engelledik gibi. 60 dakikada olsa Harry Kewell bu takımın en önemli parçasıdır. İstersen kulübede ol, istersen sahada... Hep bizimle kal Harry !
Herşeyin daha güzel olması umuduyla...
Etiketler:
Galatasaray
20100923
Ali Sami Yen'e Veda #10
Gönderen
Galatasaray Yobazı
2008-2009 Sezonu Galatasaray - Beşiktaş maçı... Gelenek bozulmuyor ve Galatasaray maçı 4-2 kazanıyordu. Maç öncesi tribünlerde yaşanan coşku ise görülmeye değerdi...
Etiketler:
Galatasaray
2010-2011 Sezonu || Galatasaray Kalesi
Gönderen
Galatasaray Yobazı
Mondragon, Simoviç, Taffarel... Galatasaray taraftarları yıllarca bu harika kalecileri izledi. Takımda belki de en çok güvendikleri bölge, kale oldu. Fakat Mondragon'dan sonra bir türlü istediğimiz kaleciyi bulamadık. 2008-2009 sezonunda Morgan De Sanctis, 2009-2010 sezonunda ise Leo Franco taraftarı tatmin edemedi. Yabancı kalecilerde yaşanan bu hayal kırıklığı, Galatasaray'ı yerli kaleciye yöneltti. Zaten son yıllarda taraftarında isteği bu yöndeydi. Sezona Aykut Erçetin'le başlayan Galatarasay, oynanan kötü futbolun yanı sıra kale'de yapılan hatalar sonucu hem lig'e hem de avrupa'ya hayal kırıklığıyla başladı. Öyleki henüz Ağustos ayında, Karpaty gibi 3.sınıf bir takıma elenerek avrupa'ya veda etti...
Bunun üzerine büyük beklentilerle 2007-2008 sezonunda transfer edilen Ufuk Ceylan kaleyi devraldı.
Aykut'un yan toplardaki zaafı onun sonunu getirdi dersek yalan olmaz. Kornerlerde, duran toplarda hep çizgide bekleyen Aykut, bu yüzden takımın bir çok gol yemesine sebep oldu. Bursaspor maçındaki performası sonrasında da taraftarın tepkisini alan kaleci, yedek kulübesine çekildi.
Şimdi iş birazda taraftara düşüyor. Çünkü kaleye gerçekten ümit vaad eden bir genç geçti. Ona gerekli sabrı gösterdiğimiz takdirde istediğimizi alacağımızı düşünüyorum. Elbet hata yapacaktır. Fakat bu 1,2,3 olur, 4 olmaz. Şahsen Ufuk'a çok güveniyorum. Gerek çizgi kalecisi olmaması, gerekse uzaktan çekilen şutlardaki başarısı gelecek için ümit veriyor. Zamanla çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Son 2 maçtır kalesini gole kapayan genç kalecinin , bundan sonrasında kendine olan güveni ve motivasyonu da artacaktır.
Uzun yıllar başarıyla kalemizi koruması umuduyla... Yolun açık olsun Ufuk !
Etiketler:
Galatasaray
2010-2011 Sezonu || Galatasaray Defansı
Gönderen
Galatasaray Yobazı

Yıllardır devam eden sorun, bu sene de devam ediyor ve Galatasaray, defansta bir türlü istikrar sağlayamıyor. Bunun yanı sıra ,bilindiği üzere 4-3-3 taktiğinin gereği olarak, beklerden en az birinin hücuma azami derecede katkı vermesi ve stoperlerin oyun kurma becerisine sahip olması gerekiyor. En azından bu taktiği hakkıyla yerine getirmeyi istiyorsanız, bu şartları sağlayan bir takımla sahaya çıkmalısınız.
Mevcut Galatasaray Defans oyuncuları
-Sol bek-
- Hakan Balta
- Çağlar Birinci
- Emiliano İnsua
-Sağ Bek-
- Sabri Sarıoğlu
- Ali Turan
- Serkan Kurtuluş
-Stoper-
- Servet Çetin
- Lucas Neill
- Gökhan Zan
Mevcut kadromuz, Türk Milli takımınında defans iskeletini oluşturuyor dersek yalan olmaz. Sakatlıkları olmadığı takdirde Servet, Gökhan, Sabri, Hakan ve Çağlar sürekli olarak aday kadroda yer alıyorlar ama bu elimizdeki kadronun yeterli olduğunu anlamına gelmiyor.
Galatasaray'da, gerek sakatlıklar, gerekse mevcut kadronun yetersizliği bu taktiğe uyum sağlanmasını zorlaştırıyor. Fakat gene de son zamanlarda bir toparlanmanın olduğunu inkar edemeyiz. Zaten şu lanet sakatlıklardan başımızı kaldırabilirsek elimizdeki kadrodan max. verimi alabileceğiz.
Sol bekler içerisinde İnsua, şu an için o mevkii'yi kimseye kaptırmayacak gibi duruyor. Geçen sene Liverpool'da 44 maça çıkan genç oyuncu, gün geçtikçe takıma ısınıyor ve son 2 yıldır Hakan Balta'nın formsuzluğundan yakınan bizlere ilaç gibi geldi diyebilirim. Çağlar ise sene başında en çok beklentimin olduğu oyunculardan biriydi. Fakat geçirdiği sakatlığı yeni yeni atlatıyor. Tam anlamıyla iyileştiği takdirde İnsua ile sıkı bir forma savaşına girecektir. Bu mevkiin en zayıf halkası ise maalesef Hakan Balta. Geldiği ilk sezon fırtına gibi başlayan ve sol bekte hücum-defans dengesini çok iyi sağlayan Hakan Balta, Euro 2008'den sonra büyük bir düşüş yaşadı. Sürekli sabrettik, form tuttu-tutucak dedik ama bu sezon yaptığı hatalar ve konsantrasyon eksikliği bardağı taşıran son damla oldu. Öyle ki transferin son gününde, hiç aklımızda olmayan sol bek'e transfer yapmak durumunda kaldık.
Sağ bek ise, Sabri Sarıoğlu'nun artan performansı ile daha bir güvenilir bir hal aldı. 2 sene öncesine kadar ortaları ve isabetsiz şutları nedeniyle eleştirdiğimiz Sabri, Rijkaard'ın gelişiyle birlikte her geçen gün oynadığı futbolun üstüne birşeyler koyarak kendini geliştirdi. Her ne kadar halen bir kısım kendini Galatasaraylı olarak adlandırabilen kişiler tarafından tiye alınsa da o avrupa'nın sayılı sağ beklerinden. Fakat bu sezon yaşadığı sakatlıklar nedeniyle onun yerine Ali Turan bu bölgede görev aldı. Geçen sezon devre arasında olaylı bir şekilde Galatasaray'la anlaşan ve kulübü Kayserispor tarafından kadro dışı bırakılan Ali Turan, futboldan uzak kaldığı bu dönemde aldığı kilolar ve maç eksikliği nedeniyle sezona çok kötü bir görüntüde başladı. Geçen haftaya kadar ilk 11'de yer alan oyuncu, Bucaspor maçıyla beraber formasını Serkan Kurtuluş'a bıraktı. Kayserispor'da genel olarak stoper bölgesinde oynamasının da bu bölgede sorun yaşamasına neden olduğunu söyleyebiliriz. Herneyse... Sabri'nin sakatlığı geçene kadar genç Serkan sağ bekte görev alacak. Ali Turan'a nazaran daha hızlı ve dengeli olduğu için şimdilik iyi bir alternatif olduğunu düşünüyorum. Gene de Sabri'nin gelmesi bu takım için en hayırlısı.
Gelelim Stoperlere... Belki de bu taktik içerisinde en önemli rollerden biri de bu bölgeye ait. Topu geriden oyuna sokarak, oyunu burdan başlatmak bu taktiğin ana hedeflerinden biri. Fakat mevcut kadromuz bu konuda biraz zayıf kalıyor. Özellikle topu çıkarması gereken adam konusunda büyük hatalara düşüyoruz. Servet gibi sadece fizik gücüyle ayakta duran, top tekniği neredeyse sıfır(0) olan bir adamın topu oyuna sokması sizce ne kadar verimli olabilir ? Bundan bir an önce vazgeçmeliyiz. Lucas Neill çok daha iyi bir seçenek diye düşünüyorum . En azından Premier lig tecrübesi olan bir oyuncu ve oyunu onun kurmasıyla Servet'in kurması arasındaki farkı çok net görebiliyoruz. Gökhan Zan ise bu ikilin arasında pek forma şansı bulamayanlardan. Aslına bana kalırsa ; sağlıklı bir Gökhan, Servet'ten çok daha yararlı bir oyuncudur. Fakat Frank Rijaard, bu bölgede Servet-Neill ikilisinden vazgeçmeyecek gibi görünüyor.
Kısacası elimizdeki kadro, bu sisteme uyum sağlayamaz diye birşey yok. Sadece dengeli bir defans kurgusuna ve zamana ihtiyacımız var.
Şu an için ideal defans hattımız :
Serkan Kurtuluş -Lucas Neill-Servet Çetin-Emiliano İnsua
Herşey mükemmel değil elbet. Fakat son 2 maçtır gol yememiş olmamız, motivasyonumuzu olumlu yönde etkileyecektir. Sabri'nin de dönüşüyle beraber daha etkili bir defans hattıyla sahada yer alacağımızı düşünüyorum.
Ayrıca Lucas Neill ve Ali Turan'ın hem stoper hem sağ bek oynaması ve Hakan Balta'nın sol bek oynamasının yanı sıra stoper olarak da görev alabilmesi defanstaki alternatifleri arttıyor. Herhangi bir sakatlığa karşı B planımızın olduğunu bilmek güzel tabii.
Etiketler:
Galatasaray
20100922
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





